Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/10820 E. 2009/13884 K. 30.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10820
KARAR NO : 2009/13884
KARAR TARİHİ : 30.09.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 20/01/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili … ( … SEYİT ) İN TEREKE TEMSİLCİSİ … tarafından istenilmekle, tayin olunan 29/09/2009 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden gelmedi,karşı taraftan davalı Hazine vekili avukat … geldi,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Elmalık beldesinde bulunan ve tescil harici bırakılan yaklaşık 150 dönüm taşınmazın mirasbırakanları Molla Seyit mirasçıları tarafından 1930 yılından bu yana … sıfatıyla kullanıldığını, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/30-34 EK sayılı dosyasında mülkiyetinin kendilerine ait olduğuna karar verildiğini, ayrıca,Temmuz 1293 tarih 7 nolu tapu ve 1937 tarihli vergi kaydı bulunduğunu iddia ederek, Molla Seyit mirasçıları adına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece, 02.07.1999 tarih ve 1998/48 – 1999/74 sayılı davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı Hazine temyiz edilmesi üzerine, Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 22.12.1999/13565-13819 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlarla ilgili başka tapuya dayanarak açılan ve kesinleşen dava dosyaları ile taşınmazın bulunduğu bölgeye ilişkin orman tahdit evraklarının getirtilmesi, yeniden yapılacak keşifte, kesinleşen dosyalardaki krokilerden yararlanılması, çekişmeli yerin orman tahdit sınırları içinde kalıp kalmadığının ve davacı tapusunun kapsamının kesin olarak saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, 17.06.2003gün ve 2000/9-2003/97 sayılı karar ile,davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davalı … Yönetim ve Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2004/2569-3975 sayılı kararı ile(Mahkemece davacıların tutunduğu Temmuz 1293 daimi tarih 7 sayılı ve 1 dönüm yüzölçümlü ve sınırları … ve Kıvacı ve Salyolu ve Çağsak olan, tarla cinsli tapu kaydının uzman bilirkişi … … tarafından düzenlenen 17.06.2003 tarihli ve orman bilirkişi … Kutluay tarafından düzenlenen 10.06.2003 tarihli rapor ve krokide gösterilen (A) işaretli 112.194.45 m2 ve (B) işaretli 58000 m2’lik bölümlere uyduğu gerekçesiyle bu bölümler hakkındaki tescil davasının kabulüne karar verilmişse de, mahkemenin kabulünün dosya kapsamına uygun olmadığı,yörede 1989 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 112.194,45 m2’lik bölümün 3402 Sayılı Yasa hükmüne göre yapılıp kesinleşen milyonlarca dönüm
büyüklüğündeki Aktaştepe Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı ve (B) ile işaretli 58.000m2’lik bölümün de tesbit ve tescil harici yer olarak gösterildiği, çekişmeli yerlerin doğu ve kuzeyinde bulunan ve tesbit harici bırakılan yerlerin ortasında öbek öbek gösterilen 6578, 6579, 6580, 6581, 6582, 6583 ve 6584 sayılı parsellerin … İdaresi adına tesbit edilip kesinleşmesi üzerine davacıların temyize konu bu davada dayandıkları Temmuz 1293 tarih 7 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle ,davaların kabul edildiği ve kesinleştiği, o dosyalarda tapu kaydının uygulanması ile ilgili olarak bilirkişi … tarafından düzenlenen krokide tapu kaydının sınırında yazılı Çağsak mevkiinin çekişmeli taşınmazlara çok uzak bir yerde, Kıvacı Mevkiinin 5679 sayılı parselin hemen batısında ve şimdi davaya konu (A) işaretli yerin doğusunda, Salyolunun şimdi davaya konu (B) işaretli yerin kuzeyinde, çayın da 6584 sayılı parselin kuzeyinde işaretlendiği, bu işaretlemeye göre (A) ve (B) işaretli yerlerin tapu kaydının dışında kaldığı anlaşıldığı gibi o dosyalarda Hazine ve Orman Yönetimi taraf olmadığından kesinleşen bu tapu iptal davalarında tapu kaydının kapsamını belirleme yönünden Hazine ve Orman Yönetimini bağlayan bir karar bulunmadığı, yine davacıların tutunduğu … Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.04.1960 gün ve 1959/30-34 sayılı elatmanın önlenmesi davasının davacı … Yiğittekin ile davalılar … … gelini …, … Koyuncu ve müdahiller … İlbay ve arkadaşları arasında görüldüğü,o davada da Hazine ve Orman Yönetimi taraf olmadığından bu dava sonucu verilen kararın da yönetimleri bağlar yönünün bulunmadığı, davacıların tutunduğu Temmuz 1293 tarih 7 sayılı ve 1 dönüm yüzölçümlü tapu kaydı …, Kıvacı, Sal yolu ve Çağsak sınırları ile tamamen değişebilir sınırlı ve nereye ait olduğu belli olmayan bir tapu kaydı niteliğinde olmasına rağmen tapu malikleri ile … İdaresi arasında asliye hukuk mahkemesinde görülen davada 6578 ila 6585 sayılı parsellere uyduğunun belirlendiği ve davacılar adına tescile karar verildiği,bu parsellerden sadece 6585 parselin yüzölçümünün 427.400 m2 olduğu,hal böyle olunca, davacıların tutunduğu 1 dönüm yüzölçümlü tapu kaydının bilirkişi krokilerinde (A) işaretli 112.194.45 m2 ve (B) işaretli 58000 m2’lik yeri kapsadığı düşünülemez. (A) işaretli bölüm kesinleşen orman sınırları içinde olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi hükmüne göre kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazlar hakkında ancak tapuya dayalı olarak iptal ve tescil davası açılabileceği,davacıların tutunduğu tapu kaydı bu bölüme uymadığına göre, bu bölümle ilgili davanın dinlenme olanağı bulunmadığı,ormancı bilirkişi … 09.06.2003 tarihli raporunda bu bölümün 40-50 yaşlarındaki orman ağaçları ile kaplı olduğunu, 5658 Sayılı Yasa kapsamında olduğunu bildirmişse de, bu bölümün milyonlarca dönüm yüzölçümündeki Aktaştepe Devlet Ormanının devamı niteliğinde bir orman parçası olduğu ve Devlet ormanı ile hiçbir ayırıcı unsurun bulunmadığı, orijinal 1/5000 ölçekli fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftasından anlaşıldığı,bu duruma göre, orman bilirkişi … Kutluay’ın raporunun hiçbir yasal ve bilimsel görüşe dayanmadığından hükme dayanak yapılamayacağı,uzman bilirkişi krokisinde (B) işaretli olan 58000 m2 yüzölçümlü bölümün 1989 yılında yapılan kadastro sırasında tesbit harici bırakıldığı, bu davanın 2000 yılında açıldığı gözönünde bulundurulduğunda Hukuk Genel Kurulunun 11.10.2000 gün 2000/8-1264 E.-1250 K. Sayılı kararlarında belirtildiği gibi kadastro tesbitinin yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi geçmediği bir yana Ziraat Mühendisi … …’ın 26.03.2003 tarihli raporunda taşınmazın belli bölümlerinin 40-50 yıllık bozuk baltalık meşe ormanı ile kaplı olduğu, bazı bölümlerinin yer yer % 5-10, bazı bölümlerinin % 20-25 eğimde, erozyon sorunu bulunan bir arazi parçası olduğunu bildirildiğine göre bu tür yerlerin özel mülkiyete konu olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve zilyetlikle kazanılma olanağı bulunmayan yerden olduğunun kabulü gerektiğinden, bu bölümle ilgili davanın dahi reddine karar verilmesi)gereğine değinilmiştir
Bozma ilamına karşı davacı vekilinin karar düzeltme istemesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.06.2006 gün ve 2006/6522-7781 sayılı ilamı ile özetle; (davaya konu ve bilirkişi krokilerinde (A) işaretli 112.194,45 m2 yüzölçümündeki taşınmaza yönelik karar düzeltme isteminin reddine,ancak, Davaya konu ve bilirkişi krokilerinde (B) ile işaretli 58 000 m2 yüzölçümündeki taşınmaza yönelik karar düzeltme istemine gelince,her ne kadar dairece,
“Uzman bilirkişi krokisinde (B) işaretli olan 58 000 m2 yüzölçümlü bölümün zilyetlikle kazanılma olanağı bulunmayan yerden olduğundan bu bölümle ilgili davanın dahi reddine karar verilmesi gerektiği” nedeniyle bozulmuş ise de, karar düzeltme incelemesi yoluna başvurulmasından sonra, dairece verilen 17/6/2005 ve 16/12/2005 tarihinde dosyadaki eksikliklerin giderilmesi yolundaki,dosyanın yerel mahkemeye iade kararı üzerine, dosyaya eklenen belgelerden, bilirkişi krokisinde (B) ile işaretli 58000 m2 yüzölçümlü taşınmazın, Elmalık beldesi tapulama sahasında olmayıp, … köyü tapulama sahasında yer aldığı,… köyünün … ilçesine bağlı olmayıp, Şabanözü ilçesine bağlı olduğunun gözlendiği,ayrıca, (B) ile işaretli olan 58000 m2 yüzölçümlü taşınmazın … köyündeki 108 ada 3 parsel içinde kaldığı,… köyündeki arazi kadastrosunun 12/7-12/8/1999 tarihleri arasında ilan edildiği ,eldeki davanın 29/6/ 1998 tarihinde açıldığı ,eldeki dava nedeniyle, … köyü 108 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının kesinleşmeyeceği ,kaldı ki kadastro tutanağının zaten davalı olduğunun anlaşıldığı, 3402 sayılı yasanın 4. maddesinde kadastro bölgesindeki her köy ile belediye sınırları içinde bulunan mahallelerin her biri, kadastro çalışma alanını teşkil edeceği , 27. maddesinde, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastroyla ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte, bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyasının resen mahkemesine devir olunacağı hükme bağlandığı, yani, bir bölgede görülmekte olan, fakat başka bir bölgede arazi kadastrosu yapılmış bulunan, uyuşmazlık konusu taşınmazla ilgili tüm davaların, arazi kadastrosu yapılmış olan taşınmazların hukuksal ve geometrik durumları ile ilgili olan tüm uyuşmazlıkların birlikte çözümlenmesi … kuralından da hareket edilmek suretiyle, taşınmazın bulunduğu bölgenin tapulama mahkemesinde görülmesi gerektiği,görev ile, gayrimenkulun aynına ilişkin davalardaki yetki konusu ,kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözetileceği,somut olayda, öncelikle yetki sorununun çözümlenmesinin zorunlu olduğundan, mahkemece … Beldesi ile … Köyü kadastro çalışma alanlarına ilişkin kadastro paftaları getirtilerek, çekişmeli yerin hangi köy kadastro alanı içinde kaldığının kesin olarak saptanması suretiyle yetkili mahkemenin tesbit edilmesi, … bilirkişisi tarafından çekişmeli taşınmazın … köyü kadastro sahasında kaldığının tespiti durumunda, eldeki dava nedeniyle, çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu … Köyü 108 ada 3 sayılı parselin tutanağının kesinleşmeyeceği ve davaya bakmakta genel mahkemelerin görevi sona ereceğine göre, uyuşmazlık hakkında yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilmek suretiyle, dava dosyasının görevli ve yetkili… Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, bozma doğrultusunda 21.10.2008 tarihinde yapılan keşifte dinlenen bilirkişiler Bünyamin Demirtuğ ve … …’nın müştereken tanzim etmiş oldukları 23.10.2008 tarihli raporda, dava konusu taşınmazın Bilirkişi … …’ın 17.06.2003 tarihli krokisinde (B) ile işaretli 58000 m2 yüzölçümündeki bölümünün, … Köyü kadastro çalışma alanı içerisinde ve 108 ada 3 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığının belirtildiği ve … Köyünün de… İlçesine bağlı olduğu anlaşıldığından bu kısma ilişkin dava tefrik edildikten sonra, Bilirkişi … …’ın 17.6.2003 tarihli raporunda A ile gösterilen davaya konu 112.194,45 m2 yüzölçümündeki taşınmaza yönelik tescil davasının REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacı ÖLÜ … ( … )’İN TEREKE TEMSİLCİSİ … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre 13.04.1990 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazın tapu kapsamı dışında, arazi kadastrosunda orman olarak tespit harici bırakılan alanda kaldığı, yörede 3402 Sayılı Yasanın 4 maddesine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırı içinde bırakıldığı, eski tarihli memleket
haritasında ise,ormana bitişik alanda göründüğü ve fiilen meşe palamudundan oluşan baltalık ormanı olduğu saptandığını göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı HAZİNE’ye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/9/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.