YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6297
KARAR NO : 2008/9506
KARAR TARİHİ : 30.06.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi ile davacılar … … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 113 ada 329 parsel sayılı 254,321,162 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, taşınmaz içindeki bir kısım yerlerin zilyetliklerinde olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 113 ada 329 parselin içinde kalan A= 6099.19 m2 ve B= 6545.97 m2 bölümlerinin … … Çalış adına, C= 3664.06 m2 ve D= 5126.53 m2’lik bölümlerin aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi ile davacılar … … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Dava, … Köyü 113 ada 329 sayılı orman parseli içinde kalan bir kısım yerlerin zilyetliğe dayalı olarak tescili istemiyle açılmıştır. Mahkemece, … bilirkişisi krokisinde (A, B, C, D) harfiyle gösterilen bölümlerin resmi belgelerde orman sayılmayan yerlerden olduğu (A, B) bölümleri üzerinde davacılardan … … Çalış yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, (D) bölümün dava edilmeyen 113 ada 325 numaralı parsel içinde kaldığı ve bu bölümlerde tarımsal faaliyet yapılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine, toplanan delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki;
Davacı … … Çalış adına tescile karar verilen … bilirkişisi krokisinde (A ve B) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümleri ile yine aynı krokide (C) harfiyle gösterilen bölümün bütün yönleriyle 113 ada 329 numaralı orman parseli ile çevrili olup, bu hali ile taşınmazların orman bütünlüğünü bozduğu ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklığı konumundadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü … ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı gerçek kişilerin davalarının tümden reddi ile taşınmazın tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken, dava konusu taşınmazın (A) ve (B) bölümlerinin özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de, davacılar … … ve …’in istemleri konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi; taşınmazın (C) bölümü hakkında dava reddedildiği halde tespite aykırı şekilde son parsel numarası verilmek suretiyle ve niteliği de belirtilmeden Hazine adına tescile karar verilmesi ve dava dışı 113 ada 325 sayılı parsel içinde kaldığı anlaşılan (D) bölümü yönünden de davanın reddine karar verilmeyerek yeniden Hazine adına tesciline karar verilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetimi ile davacılar … … ve …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlar Orman Yönetimi ve …’e iadesine 30/06/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.