Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/1811 E. 2007/5262 K. 19.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1811
KARAR NO : 2007/5262
KARAR TARİHİ : 19.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, yörede 1982 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında … Köyü 225 parsel sayılı taşınmazın 6350 m2 yüzölçümüyle adına tesbit edilerek tapu kaydının oluştuğunu, ancak zeminde kullandığı taşınmazın 30 dönüm yüzölçümünde olduğunu belirterek tapu iptali ve adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, taşınmazla ilgili kadastro tutanağının 12.01.1982 tarihinde kesinleştiği ve davanın on yıllık hak düşürücü sürenin geçirildikten sonra açıldığından, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yörede yargılama sırasında 2006 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Davacı, … Köyü 225 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, ancak arazi kadastro çalışmalarında 6350 m2 olarak tesbit edildiğini, oysa zeminde kullandığı ve murisinden kalan taşınmazın tamamının 30 dönüm miktarında bulunduğunu açıklayarak bu taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan inceleme neticesinde dava konusu olan taşınmazın 12.01.1982 tarihinde kadastro tespit tutanağının kesinleştiği ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereğince davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Şöyle ki; mahkemece mahallinde keşif yapılmamış, dava konusu tescili istenen taşınmazın neresi olduğu belirlenmemiştir. Ayrıca, dosyaya getirtilen Amasya Sulh Ceza Mahkemesinin 22.10.2001 tarih 2001/357-617 sayılı ve 22.11.2005 tarih 2005/456-820 sayılı dosyalarında 6831 Sayılı Yasa gereğince ormanı işgal ve faydalanma eylemi nedeni ile davacı hakkında açılan davalarda 6831 Sayılı Yasanın 93/1. maddesi gereğince davacının mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Sözkonusu dosyalardaki fenni bilirkişi raporlarına göre suça konu olan taşınmazın davacıya ait 225 parselden miktar fazlası olarak Hazine adına tesbit edilen 228 parsel ile 649 ve 648 parsel sayılı taşınmazların batı ve güney yönünde bulunan tescil harici ormanlık alana isabet ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece ilgili Sulh Ceza Mahkemesinin dosyaları gözönüne alınarak çekişmeli taşınmazın ormanlık alan olduğu kabul edilmiş ise de, keşif yapılmak sureti ile dava konusu taşınmaz belirlenmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle orman yüksek mühendisi, fenni bilirkişi, yerel bilirkişiler ve tarafların tanıkları huzuru ile keşif yapılarak davacıdan dava konusu ettiği taşınmazın neresi olduğu sorulup belirlenmeli, dava konusu Hazine adına tapulu olan 228 veya başka bir parsel numarası alan taşınmaz dava konusu ise öncelikle bunlara ilişkin dosyada bulunmayan tapu kayıtları ile tutanak örnekleri getirtilip, kimler adına tapuda kayıtlı olduğu saptanmalı, dava konusu Hazine adına kayıtlı 228 sayılı parsel veya başka bir parsel ise, Hazinenin davada taraf olmadığı, yine başka kişiler adına tesbit ve tescil edilen yer ise, davanın husumet yönünden ret edilmesi düşünülmeli, davalı taşınmaz sulh ceza ilamlarına konu ve ormanlık alana ilişkin yer ise, varsa tapu kayıt örneği dosyaya getirtilmeli, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereğince değerlendirme yapılmalı, fenni bilirkişiden çekişmeli taşınmazı gösteren kroki düzenlemesi istenmeli, yargılama sırasında 07.11.2006 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin çalışma bulunduğu anlaşıldığından, öncelikle ilgili orman işletme müdürlüğünden orman tahdidine ve 2/B madde uygulamasına ilişkin çalışma tutanakları ve orman tahdit haritası istenerek dosyaya konulmalı, çekişmeli taşınmazın yapılan bu çalışmalarda orman sınırları içine alınıp alınmadığı uzman orman mühendisi bilirkişi ve fenni bilirkişi marifeti ile belirlenmeli, bilirkişilerden bu uygulamayı gösteren rapor ve kroki düzenlemeleri istenmeli, yapılan orman kadastro çalışmasında çekişmeli taşınmaz orman sınırları içine alınmış ise bu davanın aynı zamanda orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraz davası niteliğinde olduğu ve bu tür davalara kadastro mahkemesinde bakılacağından, tescil davası elde tutularak orman kadastrosuna itiraz davası yönünden mahkemece görevsizlik kararı verilmeli ve toplanacak delillere göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 19/04/2007 günü oybirliği ile karar verildi.