Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9207 E. 2023/2158 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9207
KARAR NO : 2023/2158
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ödeme emri tebliğ usulsüzlüğü şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile ödeme emri ıttıla tarihinin 30.06.2020 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yerine yeniden esas hakkında usulsüz tebliğ şikayetinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, usulsüz tebliğden 30.06.2020 tarihinde haberdar olunduğunu, ödeme emri ve 103 davetiyesi tebliğ evrakları üzerinde mühürsüz düzeltme/adres değiştirme işlemleri yapıldığını, tebliğin hangi adrese yapıldığının anlaşılamadığını, bu yolla tebliğlerin tahrif edilerek usulsüz hale getirildiğini, ayrıca tebliğ evrakında belirtilen… isminde bir komşusu bulunmadığını, adı geçen kişinin evrakta imzasının da bulunmadığını, ödeme emri ve 103 davetiyesi tebliğlerinin yapılan tahrifatlar ve beyanı alınan komşunun imzasının olmamasından dolayı usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğin tarihinin 30.06.2020 olarak düzeltilmesini, icra dosyasına yapılan itirazın süresinde olduğunun tespitini ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; tebligatın usulüne uygun olduğunu, borçlunun beyan ettiği tarihten önce takipten haberdar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takibinde borçlu adına gönderilen ödeme emri tebligatının tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği’nin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine aykırı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile … … 13. İcra Müdürlüğünün 2019/2820 esas sayılı dosyasındaki ödeme emri ıttıla tarihinin 30.06.2020 olarak düzeltilmesine, usulsüz tebligata ilişkin kararlar kesinleşmedikçe uygulanamayacağından davacı vekilinin icra dosyasından konulan hacizlerin kaldırılmasına yönelik isteminin bu aşamada reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; ödeme emri tebliği üzerinden dört yılı aşkın süre geçtiğini, tebliğ evrakının icra dairesinde matbu olarak düzenlendiğini, tebligatta yazılan yazıların tebliğ memuru tarafından kaleme alındığını, tebliğlerin usulüne uygun yapıldığını, yerel mahkeme tarafından tebliğ evrakının neden geçerli kabul edilmediğinin gerekçeli kararda yazılmadığını, muhatabın 103 davetiyesi tebliğ evrakını almaktan imtina ettiğini dolayısıyla 103 tebliğinin geçersiz kabul edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … … 13 . İcra Müdürlüğünün 2016/11488 Esas sayılı takip dosyasında; alacaklı … tarafından borçlu … … aleyhine 25.02.20216 tarihli hesap mutabakatı belgesine dayalı olarak toplam 202.982,81 TL alacağın tahsili için 17.05.2016 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, borçlunun takip talebinde bildirilen Emek Mah. … Cad. … Sok No:38/a Daire: 2 Sancaktepe/… adresine çıkartılan ödeme emrinin tebligat üzerindeki sokak ve numaralar karalanmak suretiyle No:9/2 yazılarak adreste muhatabın işte olduğundan bahisle komşusu… beyanı ile 23.05.2016 tarihinde muhtara tebliğ edildiği, takibin kesinleştirildiği, takip dosyasında borçluya 103 davetiyesi tebliğinin aynı adreste muhatap evrakı almaktan imtina etti, evrak ilgili mahalle muhtarına imzası karşılığında bırakıldı iki nolu haber kağıdı muhatabın masasına bırakıldı 29.07.2016 meşruhatı ile tebliğ edildiği, borçlunun şikayet dilekçesinde bildirdiği adresinde aynı adres olduğu, tebligatlar üzerinde mühür ve imzaların tamam olduğu tebligatların usulüne uygun olduğu, borçlunun bilinen adresine tebliğ yapıldığı, dolayısıyla usulsüz tebliğ şikayetinin dayanaksız olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile kararının ortadan kaldırılmasına, usulsüz tebliğ şikayetinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; şikayet dilekçesi içeriğini tekrar ederek ödeme emri ve 103 davetiyesi tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu, tebliğlerinin bilinen son adrese tebliğe çıkarılmadığını, tebliğ mazbataları üzerinde tahrifat yapıldığını, tebliğlerin düzeltme/adres değiştirme sonrasında hangi adrese yapıldığının belirsiz olduğunu, beyanı alınan komşunun imzasının alınmadığını, tebliğ zarfında ismi belirtilen kişinin komşusu olmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tebligat usulsüzlüğü şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.