Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9519 E. 2023/2261 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9519
KARAR NO : 2023/2261
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki üçüncü kişinin haczin İİK’nın 99 uncu maddesine göre yapılması talebine ilişkin şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, 21.04.2021 tarihli istihkak iddiasının İİK’nın 96-97 nci maddesine göre tesis edilmesine ilişkin memur işleminin iptaline karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; kendisine ait iş yerinde haciz yapıldığını, haczin İİK’nın 99 uncu maddesine göre yapılması gerektiği halde İİK’nın 97 inci maddesine göre yapılarak mahcuzların muhafaza altına alınmasının yasaya uygun olmadığını, daha önceki hacizde İİK’nın 99 uncu maddesine göre işlem yapılmışken İcra Müdürünün bu kararından kendi kendine dönmesini gerektirecek yeni bir durumun ortaya çıkmadığını, malların üçüncü kişi elinde olduğunu, tutanağı imzalamamış olmasının İİK’nın 97 inci maddesine göre işlem yapılması için yeterli olmadığını ileri sürerek takibin devamına ve talikine ilişkin karar verilmek üzere dosyanın İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Alacaklı cevap dilekçesinde; İİK’nın 96-97 nci maddeleri uyarınca dosyanın icra hukuk mahkemesine sevk edildiğini ve mahkemece takibin devamına karar verildiğini, dolayısıyla şikayete konu bir memur işlemi bulunmadığını, şikayetin sürede yapılmadığını, borçlunun, oğlu …’e şirket kurdurmak suretiyle kendisine ait malları kaçırdığını, haczedilen mallar üzerinde borçlu adının yazılı olduğunu, borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında ticari ve organik bağ olduğunu, faaliyet konularının aynı olduğunu belirterek şikayetin usulden reddini aksi kanaatte müdürlük işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin esastan reddini talep etmiştir.

2.Borçlu cevap dilekçesinde; üçüncü kişi şirket ile aralarında hiçbir bağlantı bulunmadığını, kendisinin şahıs firması olarak üçüncü kişi şirketin adresinden farklı bir adreste, bağımsız olarak ticari faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, haczedilen malların hiçbirisinin kendisine ait olmadığını, istihkak davası derdest olmasına rağmen hukuksuz bir şekilde ikinci kez mahkeme kararı olmaksızın üçüncü kişi adresinde yapılan hacze ilişkin olarak herhangi bir hukuki sorumluluklarının bulunmadığını belirterek şikayetin kabulünü talep etmiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 12.04.2021 tarihli haciz tutanağı incelendiğinde 11.01.2021 tarihli haciz tutanağından farklı bir delil tespitinin yapılmadığı, üçüncü şahsın haciz zaptını imzalamamasının ise istihkaklı hacizde ispat yükünü değiştirmeyeceği ve tek başına haciz zaptını imzalamama hususunun istihkak konusunda İİK’nın 96-97 nci maddesine göre işlem tesis edilmesine yeterli olmadığı, bu suretle Bakırköy 15. İcra Dairesi’nin 2020/10623 E. sayılı takip dosyasında tesis edilen 21.04.2021 tarihli tensip kararının aynı dosyadaki aynı adreste yapılan daha önceki hacizden farklı olarak yeni bir delil olmaksızın ispat ve dava açma yükünün terse çevrilerek İİK’nın 99 uncu maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmişken İİK’nın 96-97 nci maddesine göre işlem yapılmasına dair karar verilerek fiilen söz konusu karardan dönülmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne, 21.04.2021 tarihli istihkak iddiasının İİK’nın 96-97 nci maddesine göre tesis edilmesine ilişkin memur işleminin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; sunulan delillerin ve cevap dilekçesinin mahkemece değerlendirilmediğini, mahkeme kararının gerekçesinin yeterli olmadığını, gerekçeli karar tarihinin yazılı olmadığını, aynı mahkemenin üçüncü şahısla takip borçlusunun mahçuz malları birlikte zilliyet bulundurdukları gerekçesi ile İİK’nın 97 nci maddesi ve müteakip maddeleri gereğince takibin devamına karar verilmişken bu defa şikayetin kabulüne karar verilmesinin çelişkili olduğunu, davacı şirket yetkilisi …’in 11.01.2021 tarihli hacizdeki yedieminliği devam ettiğini, İcra Müdürlüğünün 21.04.2021 tarihli sevk talebinin de 12.04.2021 tarihli hacze ilişkin yeni deliller ortaya çıkması sebebiyle hukuka uygun olduğunu, davacı şirket yetkilisi …’in 11.01.2021 tarihli hacizde kendisine yediemin sıfatıyla teslim edilen mahçuzları muhafaza görevini kötüye kullanmak suretiyle sattığı 12.04.2021 tarihli hacizde anlaşıldığından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/110380 numaralı soruşturma dosyası ile hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturma sürecinin devam ettiğini, ikinci haciz (12.04.2021 tarihli) esnasında ise mahale borçlu …’e ait yeni mallar geldiğinin tespit edildiğini, ayrıca yeni mallar üzerinde de borçlu …’in isminin yazdığı etiketlerin bulunduğunu, malların borçluya ait olduğunu, borçluya ait malların muhafaza altına alınması İcra Müdürlüğü tarafından verilen İİK’nın 97 nci maddesine göre haciz tatbik edilmesi kararına dayandığını ve tüm bu sürecin hukuka uygun olarak işletildiğini, her ne kadar istihkak iddiasına ilişkin derdest bir dosya mevcut olsa da, somut olayda muhafaza altına alınan malların üzerinde borçlu …’in isminin yazması, istihkak iddiasında bulunan davacı üçüncü şahsa ait şirketin takibin başlamasından sonra kurulmuş ve borçluya ait malların kaçırılması saikiyle olması, istihkak iddiasında bulunan davacı ile borçlunun aynı iş kolunda faaliyet göstermesi gibi tüm hususlar nazara alındığında şikayete konu malların borçlu …’e ait olduğunun açıkça ortada olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu işlem İİK’nın 97 nci maddesi uygulamasından bağımsız olarak dikkate alındığında, haciz işleminin yapıldığı adresin borçlu adresi olmadığı, bu adreste borçluya ödeme emri tebliğ edilmediği, borçlunun haciz sırasında haciz mahalinde bulunmadığı, borçluya ait evrakın da bulunmadığı dikkate alındığında, İcra Müdürlüğünce dosyanın İİK’nın 97 nci maddesi gereğince işlem yapılmak üzere gönderilmesinin isabetsiz olduğu, muvazaa ve organik bağ iddiasının istihkak davasında değerlendirilebilecek bir husus olduğu, istihkak iddiacısının imzasının haciz tutanağında bulunmamasının tek başına İİK’nın 97 nci maddesine göre işlem yapılmasını gerektirir bir husus olmadığı, üçüncü kişi vekilinin 16.04.2021 tarihli dilekçesinde istihkak iddiasını tekrar ileri sürdüğü, bu durumda geçerli bir istihkak iddiasının da bulunduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi, dosya kapsamı ve delil durumu değerlendirildiğinde istinaf olunan kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca re’sen yapılan inceleme sonucunda mahkeme kararında kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı, istinaf sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin haczin İİK’nın 99 uncu maddesine göre yapılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 96, 97 ve 99. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370 inci maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.