Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/10692 E. 2007/3643 K. 22.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10692
KARAR NO : 2007/3643
KARAR TARİHİ : 22.03.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan Hazine ile davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davalı gerçek kişi vekilinin duruşma isteminin puldan reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmazın 1967 yılında yapılıp kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, davanın devamı sırasında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince P. VI sayılı poligon olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamasıyla taşınmazın kısmen Hazine adına dışarı çıkarılması nedeniyle, yasal hasım olduğu gözetilerek, Hazinenin davaya dahil edilmesi, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, nitelik kaybı kavramının yasal ve bilimsel anlamda doğal nitelik kaybını içerdiği, yoksa insan eliyle … ve iskan amacına yönelik bilinçli olarak nitelik kaybettirilmesi olmadığı, bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmaz içinde 50 cm çapındaki 80 yaşında kızılçam ağaçlarının bulunduğu, taşınmazda baraka ve havuz yapılmış olmasının, taşınmazın niteliğini yitirdiği anlamına gelmeyeceği, bilirkişi tarafından doğal nitelik kaybı olgusu üzerinde durulmadığı, maddi bulgular karşısında, bilirkişinin hukuki görüşünün önem taşımayacağı, taşınmazın doğal yapısı ve bitki örtüsüne göre orman niteliğini kayıp ettiğinin söylenemeyeceği, orman varlığının korunduğu, nitelik kaybından söz edilemeyeceği, değinilen yönlerin gözetilerek hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş, dava Hazineye yaygınlaştırılmış, Hazine taşınmazın Hazine adına tescili iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının KABULÜNE, Hazinenin taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescili istemiyle açtığı davanın reddine, çekişmeli … Köyü 1167 sayılı parselden ifraz ile oluşan aynı köy 1394 sayılı parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin orman kadastro komisyonu işleminin iptaline, bu parselin davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline davalı tarafın, taşınmaz üzerindeki muhdesatların beyanlara hanesine yazılmasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm katılan Hazine ile davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itiraz , tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde, dava tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 16.11.1966 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş orman kadastrosu mevcuttur. Daha sonra, itirazsız yerlerde 19.04.1980 tarihinde ilan edilip19.04.1981, itirazlı yerlerde ise komisyon kararlarının 08.07.1981 tarihinde ilanıyla 08.07.1982 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, yine 1989 yılında yapılıp 16.03.1978 tarihinde ilan edilerek, 16.03.1979 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1989 yılında yapılıp, 03.06.1991 tarihinde ilan edilen ve dava tarihi itibariyle çekişmeli taşınmaz ve davanın tarafları yönünden kesinleşmeyen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, dava 1167 sayılı parselin kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan 9420 m2 bölümü için açılmış, dava sırasında 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan 9500 m2 yüzölçümündeki bölümü ifraz edilerek 1394 parsel sayısı ve 9500 m2 yüzölçümüyle davalı adına tescil edilmişse de, dava dilekçesi ile 1394 parsel arasındaki miktar farklılığının tecviz kapsamında olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 22/03/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.