YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2285
KARAR NO : 2007/3642
KARAR TARİHİ : 22.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler, 11.06.1998 havale tarihli dilekçeyle, … Beldesi …mevkiinde sınırlarını bildirdiği 6000 m2 yüzölçümündeki taşınmazda, atalarından intikal ile 40 yıldan fazla süredir zilyetliklerinin devam ettiği, orman kadastrosu sınırları dışında olduğu halde 1973 arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla Medeni Yasanın 713. (eski 639.) maddesi gereğince adlarına tescili iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece taşınmazın imar planı sınırları içinde olduğu imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakılan taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1982 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması yine 1992 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile arazi kadastro paftası ve diğer belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişiler ve harita mühendisi bilirkişi raporlarıyla dava konusu edilen taşınmazın krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, orman sınırları içinde kalan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği, taşınmazın 729 m2 yüzölçümündeki 2529 sayılı imar parseli, 4033 m2 yüzölçümündeki 2530 sayılı imar parseli, 275 m2 yüzölçümündeki 2531 sayılı imar parseli ve imarda park alanı olarak belirlenen 618 m2 ve 1117 m2 yüzölçümündeki bölümlerin, arazi kadastrosunda 564 parsel sayısı ile tesbit ve tapuya tescil edildiği, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme davasına konu edilemeyeceği, tapu iptal tescil davası yönünden ise arazi kadastrosunun kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürcü sürenin geçtiği, çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen 582 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, bu işmlemin 26.07.1977 tarihinde kesinleştiği, 06.11.2000 tarihinde yapılan keşifte yaklaşık 10 yıldır zilyet edilmediğinin belirlendiği, bu halde, kadastro dışı bırakma tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcın temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine 22/03/2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.