Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/26 E. 2023/2416 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/26
KARAR NO : 2023/2416
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Kabul / Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulü ile taşınmazın 60.000 TL’den az olmamak üzere satılmasına, satış bedelinden şikayetçinin haline münasip ev alması için gereken 60.000 TL’nin borçluya verilmesine, varsa artan kısmın davalı alacaklıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takipte, takibe dayanak senetteki imzaya itiraz ettiklerini ve dosyanın derdest olduğunu, … İli, Yüreğir İlçesi, … Mah., 10876 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın haline münasip meskeni olduğunu ileri sürerek taşınmazı üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetin süresinden sonra yapıldığını, taşınmazın borçlunun haline münasip meskeni olmadığını savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 20.10.2020 havale tarihli bilirkişi ek raporunda “…. ailenin haline münasip satın alabileceği bir evin değerinin ise 85.000 TL olduğu…” şeklinde kanaat bildirildiği, anılan raporun aynı bilirkişinin daha önceki raporları ile aynı doğrultuda olduğu ancak bölge adliye mahkemesinin 25.11.2019 tarihli, 2019/300 E. – 2019/2287 K. sayılı gönderme kararında değindiği hususlardaki çelişkinin giderilmediği ve itirazların değerlendirilmediği, dosya arasına alınan mahkemenin 2014/568 E. – 2016/334 K. sayılı ilamında aynı taşınmazın değerinin 229.000 TL, haline münasip meskenin ortalama değerinin ise arsa bedeli dahil 124.000 TL olduğunun belirtildiği, rapor doğrultusunda verilen kısmen kabul kararının temyizen onandığı, bu sebeple huzurdaki davada alınan raporun hükme esas alınamayacağı kanaatine varıldığı, şikayetçi borçlunun ek rapora itiraz dilekçesi ile yeni bir keşif ve bilirkişi incelemesi talebinde bulunduğu, bu talebin yerine getirilmesi için 02.03.2021 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile şikayetçi vekiline ihtaratlı kesin süre verildiği, gider avansı süresinde yatırılmadığından bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayıldığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; ekonomik açıdan zor durumda olduğundan bilirkişi incelemesi için yatırılması ihtar edilen gider avansını yatıramadığını, bunun sonucunun ek rapora itiraz edilmemiş sayılmasına karar verileceğine ilişkin olması gerektiğini, yapılan yargılama neticesinde haline münasip mesken değerinin itirazlı da olsa belirlendiğini, mahkemece mevcut raporlara ve aynı taşınmaz için daha önce verilerek kesinleşen bedele göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından şikayetçi borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, şikayetçi borçlu adına çıkartılan ödeme emrinin 26.05.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalı alacaklı tarafından 06.06.2014 tarihinde taşınmaz üzerine haciz konulmasının talep edildiği, bilirkişi kök ve ek raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, hakimin bilirkişi raporunun sonuç kısmı ile bağlı olmadığı, rapor içeriğinden şikayete konu evin ve hale münasip mesken değerinin belirlendiği, bilirkişinin 05.04.2020 tarihli raporu ile davaya konu taşınmazın değerinin 165.000 TL olarak belirlendiği, aynı bilirkişinin 19.10.2020 tarihli ek raporunda daha mütevazı semtlerde alabileceği 3 adet emsal gösterdiği, bunlardan en düşük bedelli olanın 60.000 TL olduğu ve yeniden keşif talebi üzerine keşif giderlerinin yatırılmamasının şikayetçi borçluyu sadece yeniden keşif ve rapor isteme haklarından alıkoyacağı, yeniden keşif yapılıp rapor alınmasa da dosya kapsamına göre karar verilebileceği, tüm bu nedenlerle mezkur karar gerekçesi ile meskeniyet şikayetinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğu gerekçesi ile şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulü ile Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünün 2014/5320 E. sayılı dosyasında hacizli … İli, Yüreğir İlçesi, … Mah., 10876 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 60.000 TL’den az olmamak üzere satılmasına, satış bedelinden şikayetçinin haline münasip ev alması için gereken 60.000 TL’nin şikayetçi borçluya verilmesine, varsa artan kısmın davalı alacaklıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ve davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; haline münasip mesken değeri çok düşük belirlendiğini, 2+1 olarak esas alınan haline münasip meskenin 7 kişilik bir aile için yeterli olmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, emsal kararla haline münasip mesken değerinin 124.000 TL olarak belirlendiğini ve kararın onanarak kesinleştiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; mahkemece kabul edilen haline münasip mesken değerinin yüksek belirlendiğini, mahkeme aşamasında da bu değere itiraz edildiğini, aslolanın borcun ödenmesi olduğunu, farklı bir dosyada belirlenen değerin huzurdaki şikayet dosyasında esas alınamayacağını ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 16. ve 82/1-12 maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraflarca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraflar yönünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.