Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9286 E. 2023/2382 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9286
KARAR NO : 2023/2382
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki takibin iptali talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; alacaklı tarafından 03.09.2015 tarih ve 10135 yevmiye nolu ipotek belgesine dayanarak aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, icra emrinin 14.09.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, alacaklı ile müvekkileri arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi mevcut olmadığını, alacaklı tarafın kısa orta uzun vadeli nakdi veya gayrinakdi bir kredi kullandıran taraf da olmadığını, alacaklının sunduğu ipotek akit tablosunun ilam niteliğinde olmadığını, ipoteğin limit ipoteği olduğunu, bu sebeple de ilama dayalı başlatılan takibin iptali gerektiğini, öte yandan, alacaklının daha önce de iş bu takibe konu ipotek akit tablosuna dayanarak; ipotekli gayrimenkullerin her biri için ayrı ayrı ve aynı yolla icra takibi yaptığını, başlatılan “ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile” takiplere konu bu borçların 3 adet çek verilerek ödendiğini, alacaklının “alacak haklarını saklı tutarak ipotek yoluyla başlattığı başlattığı takiplerden vazgeçtiğini, vazgeçme nedeniyle kapatılan bu dosyalara konu alacak için davalı/alacaklının yeniden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapma hakkının bulunmadığını davalı alacaklı …’ nın alacaklı olduğu ve feragatle kapatılan ipotek takiplerine konu alacak için verilen 3 adet çek’in oğlu …a ciro edilerek takibe konulması eyleminin, çeklerden kaynaklanan borç ile ipoteğe konu borçlar arsında bir bağ kurulmasını önlemeye yönelik, kötü niyetli bir tavır olduğunu gösterdiğini, şikayete konu edilen ipotek takibine konu borç ile daha önce kapatılan ipotek dosyalarına ve halen devam eden haciz yolu ile takip dosyalarına konu borcun aynı olduğunu, taraflar arasında arsa satışından kaynaklanan 4.000.000 TL ipoteğe konu bu borcun, zaman içerisinde birçok kez yenilendiğini, yenilenen borcun tamamı ödenemeyince de alacaklının elindeki tüm imkanları kullanarak müvekkili aleyhinde mükerrer icra takipleri başlattığını, oysa ortada bir tek borç bulunduğunu, davalının bedelsiz evraklara dayalı yaptığı takiplerin İİK’na aykırı olduğunu, bahsi geçen 3 adet çeke dayalı icra takiplerinin dahi borç yenileme sözleşmesi yapılarak sona erdirildiğini, TBK’nun 133 maddesi uyarınca borcun yenilenmesinin, borcu sona erdiren nedenlerden birisi olduğunu, taraf vekilleri arasında imzalanan ve asillerce de mahkeme dosyalarında ikrar edilen bu sözleşmeye göre; icra dosyalarına konu borçların tamamının vekil Av. … ‘in vekalet ücreti alacağından kaynaklı Ankara 20. Müdürlüğü 2018/7882 E. sayılı dosyası da dahil olmak üzere 7.000.000,00 TL olarak ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını, sözleşme gereği düzenlenen çek asıllarının yine davalı/alacaklı …’ın diğer oğlu olan…’a teslim edildiğini, bu sözleşmeye karşılık 2.000.000,00 TL nakit olarak defaten ödenip bakiye için ise 4 adet çek verildiğini, ancak pandemi süreci nedeniyle müvekkilinin bu çekleri gününde ödeyemediğini, bugüne kadar davalı tarafa toplamda 3.690.000,00 TL ödeme yapıldığını, ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; ipotekten kaynaklanan somut davaya konu alacakları ile kambiyo senetlerinden kaynaklanan alacakları arasında hukuki ve fiili herhangi bir irtibat bulunmadığını, daha önce yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takiplerine mahsuben davacı borçludan herhangi bir çek alınmadığı gibi, davacı/borçlu tarafından herhangi bir ödeme de yapılmadığını, borçlunun bahse konu icra takiplerinin bankalardaki kredilerini sıkıntıya soktuğunu belirterek borcun en kısa sürede ödeneceği sözünü vermesi üzerine, “ipotekten kaynaklanan alacak hakkının baki kalması kaydıyla” bahse konu icra takiplerden o an için vazgeçildiğini, savunmanın aksine ipotekten kaynaklanan alacak hakkının saklı tutularak vazgeçilen bir icra takibinin yeniden yapılmasının her zaman için mümkün olduğunu, bu yöndeki iddiaların ancak genel mahkemelerde ipoteğin fekki istemiyle açılacak bir davada ileri sürülebileceğini, borcun yenilenmediğini, takipten önceki ödeme/veya borcun yenilenmesi yönündeki iddiaların İcra Mahkemesinde ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, takip dayanağı ipotek belgesinin kayıtsız şartsız 4.000.000,00 TL para borcu ikrarına havi olduğunu, takipten önce de muacceliyet ihtarnamesi keşide edildiğini ileri ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; takibinin dayanağı olan ipotek belgesi ve resmi senetlerde, söz konusu ipoteklerin alacaklı … lehine kesin borç ipoteği şeklinde kurulduğu, buna dayalı muacceliyet ihtarnamesinin Ankara 25. Noterliğinin 02.09.2019 tarih 14499 yevmiye numaralı belgesi ile borçlu … ile DYN … Dizayn A.Ş.’ye 03.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, takibin 10.09.2020 tarihinde başlatıldığı, takip dayanağı ipoteklerin 7.920.000,00 TL bedel mukabilinde düzenlendiği ve kesin borç ipoteği niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, takip konusu ipoteğin mevcut bir alacak için tesis edildiği ve kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içerdiği anlaşıldığından söz konusu ipoteğin, kesin borç ipoteği niteliğinde olduğunda kuşku bulunmadığı, ipoteğin, kesin borç ipoteği olması nedeniyle, borçluya İİK’nın 149. maddesi gereğince icra emri gönderilebilmesi için İİK’nın 150/ı maddesinde öngörülen koşulların oluşmasına gerek bulunmadığı, dolayısıyla, İİK’nın 150/ı maddesinin olayda uygulanma yerinin bulunmadığı, alacaklı tarafından daha önce başlatılan ipotekli takip dosyalarının UYAP sistemi üzerinden mahkemece incelendiği, incelemede; tüm dosyalarda takip alacaklısının şikayet edilen alacaklı, borçlunun ADN Atlas … İnşaat Turizm Enerji Üretim Sanayi ve Tic. A.Ş. olduğu, takiplerin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi olduğu ve toplam 4.410.000,00 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, takip konusunun iş bu davaya konu takipteki dayanak belgeler olduğu, 17.10.2016 tarihinde tüm dosyalarda alacaklı vekilinin ipotekten kaynaklanan alacak hakları baki kalmak kaydıyla takipten vazgeçtiklerini beyan ettiği ve aynı tarihte borçlu tarfça harçları yatırılarak dosyaların vazgeçme nedeniyle kapatıldığı ve işlemden kaldırıldığı, şikayet konusu takibin 10.09.2020 tarihinde başlatıldığından mükerrer takip bulunmadığı, alacaktan açıkça feragat edilmediği sürece varlığını koruyacağı, vazgeçme beyanının alacaktan vazgeçildiği/feragat edildiği anlamına gelmediği, alacaklı vekilinin yeniden takip başlatmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, bu nedenle şikayet edenin bu yöndeki mükerrerlik şikayeti ile alacaklının yeniden takip yapma hakkı bulunmadığına yönelik şikayetinin de yerinde görülmediği, şikayet eden borçluların, borcun yenilendiği ve buna göre de borcun ödendiğinden bahisle itfa iddiası yönünden dava dilekçesi ekinde sunulan borç yenileme sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşmenin dava dışı … ve şikayet eden borçlu ADN Atlas … İnşaat Turizm Enerji Üretim Sanayi ve Tic. A.Ş. arasında akdedildiği, takibe konu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin borç yenileme sözleşmesinin konusu olmadığı, alacaklı …’ın borç yenileme sözleşmesinin tarafı olmadığı, ayrıca kambiyo senetlerinin illeten mücerret olması sebebiyle Ankara 25. İcra Dairesinin 2017/3999, 2017/5104 ve 2017/7164 Esas sayılı dosyalarında takibe konu lehtarı şikayet edilen alacaklı … olup ciro yoluyla oğlu …a temlik edilen çeklerin ve devamında borç yenileme sözleşmesi uyarınca verilen ve lehtarı (alacaklısı) … olan çeklerin iş bu şikayete konu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine dayanak borçtan kaynaklı olarak verildiğinin ve bu nedenle borçların temelde şikayete konu icra takibine dayalı alacağa ilişkin olduğunun, yani aynı sebepten doğduğu ve tek borç olduğunun şikayet eden borçlular tarafından ispatlanamadığı, alacaklı tarafça da bu hususun kabul edilmediği, takip konusu borcun yenilendiğinin kabul edilemeyeceği, dolayısıyla borcun yenilendiği ve bu nedenle mükerrer takip bulunduğu yönündeki şikayetlerin yerinde olmadığı, borçlu tarafından itfa itirazına ilişkin olarak yasada öngörülen nitelikte bir belge de sunulmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesini tekrar ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetin İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında belirtilen neden ve gerekçelerle tümden reddine karar verilmesi doğru olduğu gerekçesiyle şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; şikayet ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibinde İİK’nın 149- 150/ı maddelerine aykırılık, itfa ve mükerrer takip nedeni ile takibin iptali niteliğindedir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 33, 149. 150/ı maddeleri ve Yargıtay 12. HD’nin 2014/22126 E – 2014/29410 K. sayılı kararı

2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.