YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6515
KARAR NO : 2023/1825
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davacı vekili Av. … ile karşı taraftan davalılar vekili Av. Serra Hazal Suner geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıların murisi …’in Antalya 2. Noterliği’nde 21.01.1988 tarih 03461 yevmiye numarası ile düzenlenme şeklinde sözleşme yaptıklarını, sözleşmenin konusunun; murisin hissedarı olduğu 306 parsel sayılı taşınmazın parselasyon, imar uygulaması, imar plan tadilatı ve değişikliğinin yapım, yaptırım ve neticelendirme işlemleri olduğunu, sözleşmede belirtildiği üzere murisin müvekkiline …Noterliği’nin 21.01.1988 tarih ve 03462 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile bu işlemleri yapması için vekaletname verdiğini, 306 parsel sayılı taşınmazda yapılan parselasyon uygulamasının 21.03.1989 tarihli Encümen kararıyla onaylandığını ve tapuya tescilinin sağlandığını, sözleşmenin 6 ıncı maddesi uyarınca işlemlerin bitmesine müteakip davacıya kadastral 306 parsel sayılı taşınmazdan gelen davacının istediği parselden 2000 m2 arsa devrinin yapılmasının kararlaştırıldığını ve sözleşme gereği imar uygulaması ile oluşan taşınmazlardan 6354 ada 4 parsel sayılı taşınmazda 1008 metrekareye tekabül eden hissenin müvekkiline hibe edildiğini ve bu hissenin 08.01.1990 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, geriye kalan 992 metrekarenin 306 parsel sayılı taşınmazla ilgili işlemlerin bitmediği ve hisseli tapu çıktığı gerekçesiyle müvekkiline verilmediğini, daha sonra parselasyon vs. İşlemlerin devam ettiğini, oluşan 11123 ada 1 parsel sayılı taşınmaz dışındaki tüm imar parsellerinin muris adına müstakilen tescil edildiğini, müvekkili ifasını tamamladıktan sonra murisin tapu devri yapacağı sırada murisin oğlu Ejder’in müdahale ettiğini, murisin daha sonra müvekkilini arayarak ortalık sakinleşince tapu devrini yapacağını söylediğini, murisin 2000 yılında öldüğünü, mirasçılarıyla irtibata geçilmesine rağmen tapu devrine yanaşmadıklarını, 11123 ada 1 parsel sayılı taşınmazda murisin hissesinin Encümen kararıyla 26.01.1999 tarihinde 881 metrekare olarak 12692 ada 4 parsel numarasına kayıt edildiğini, bu taşınmazın da en son 08.05.2013 tarihli encümen kararıyla 13396 ada 5 parsele kayıt edildiğini belirterek, müvekkilinin hak etmiş olduğu ve sözleşme gereği seçimlik hakkı olduğu üzere 13396 ada 5 parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına tesciline, kalan 111 metrekare hakkının da 12771 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalılara ait hisseden iptal edilerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 11.10.2016 tarihli beyan dilekçesinde; 111 metrekare hakkının 306 parsel sayılı taşınmazdan gelen 13384 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinden müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıya 08.01.1990 tarihinde yapılan kısmi ifa ile zamanaşımın kesilerek yeniden işlemeye başladığını, bu tarihten itibaren de 5 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davacının dayandığı sözleşmenin mülkiyeti nakledici bir sözleşme olmadığını, davacıya yer verilmesinden ve murisin ölümünden sonra sözleşmeye dayalı olarak davalılar adına herhangi bir işlem yapılmadığını, davacının daha sonra yaptığı bir işlem varsa kendi payına yönelik olduğunu, kısmi ifada davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğuna yönelik bir ihtirazi kayıt koymadığını, yapılan sözleşmenin ivazlı bir vekalet sözleşmesi olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanılan sözleşmedeki “İşlemlerin tamamlanmasından” ibaresi ile murat edilenin imar uygulamalarının kesinleşmesi olmadığı, davacının gerçekleştirdiği imar parselasyonunun belediyece onaylanması olduğu bunun da 1989 yılında gerçekleştiği, o tarihten dava tarihine kadar da zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davanın ivazlı vekalet sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunu, gerekçenin düzeltilmesi gerektiğini, davacının müvekkillerinden bir alacağının olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımının ferağ umudunu kaybettiği başlayacağını, somut olayda zamanaşımının tüm imar işlemlerinin sonuçlanıp kesinleştiği 18.11.2011 tarihinde başladığını, eksik incelemeyle karar verildiğini, karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti olması gerektiğini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1008 metrekarenin devir tarihinde kalan kısmın davacıya devrine engel bir durum bulunmadığı, tapu kayıtlarında taşınmazın devrini engeller mahiyette bir tedbir şerhinin bulunmadığı, 306 parsel sayılı taşınmazın tapuya imar uygulaması neticesinde tescil edildiği 01.12.1989 tarihinde ifanın mümkün olduğu, davacının talebi üzerine kısmi ifa yapıldığı, 306 parsel sayılı taşınmazın tamamının imar uygulamasına tabi tutulmadığı, sözleşmede 2000 metrekare yerin davacıya devri için imar uygulamasının kesinleşmesi gibi bir şartın bulunmadığı, 1989 yılında ifanın tamamının davacı tarafça talep edilebilecekken bunun talep edilmediği, dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, …Noterliği 21.01.1988 tarih 03461 yevmiye numaralı düzenleme sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 146 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.