YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9361
KARAR NO : 2023/3592
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/78 Esas, 2015/404 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.11.2019 tarihli ve 2015/315951 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanğın temyizi; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, Kayseri ilinde mobilya alışverişi sırasında katılanın bilgi ve rızası dışında onun adına … isimli kredi kurumundan 5.700,00 TL bedelli kredi kullandığı, kredi sözleşmesini katılan adına imzalamak suretiyle atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın, atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. 02.06.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre kredi sözleşmesindeki katılan adına atılan imzanın katılana ait olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
4.Mahkemesince sanık hakkındaki atılı suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (j) bentleri uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçundan zamanaşımı süresinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
2. Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/78 Esas, 2015/404 Karar sayılı kararında, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporu, sanığın ikrara yönelik savunması ile dosya kapsamından sanık hakkında atılı suç yönünden mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulamasına esas alınan Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2013 tarihli ve 2012/618 Esas, 2013/771 Karar sayılı ilamının suç tarihinden sonra, 03.12.2013 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/78 Esas, 2015/404 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin paragrafın çıkartılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.