YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2646
KARAR NO : 2007/6857
KARAR TARİHİ : 24.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 505, 506, 514 ve 520 parsel sayılı sırasıyla 1932 m2, 31 m2, 2119 m2 ve 897 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … Delibekiroğulları adına tesbit edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların öncesinin orman olduğu, zilyetlikle kazanılmasının olanaklı olmadığını ileri sürerek Hazine adına tescillerini istemiştir. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 505, 506, 514 ve 520 sayılı parsellerin tesbit gibi davalı gerçek kişi adına tesciline yönelik hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.10.2005 gün 2005/10250-12020 sayılı bozma kararında özetle: “Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1967 yılında 766 Sayılı Yasaya göre tapulama yapıldığı ve taşınmazların 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca orman olmaları nedeniyle tapulama dışı bırakıldıkları, Gaziosmanpaşa Kadastro Müdürlüğünün 23.03.2000 günlü yazılarında belirtildiği, çekişmeli taşınmazlar 1940 yılında yapılan orman tahdit sınırları dışında bırakıldıkları, yörede 1940 tahdidinden sonra başka bir orman tahdidi yapılmadığı, 1991 yılında aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmasının yapıldığı ve aplikasyon çalışmasında 1940 tarihli orman sınırlarında bir değişiklik yapılmadığı, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce yapılan 1940 tahdidinin uygulanması suretiyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının saptanmasının mümkün olmadığı, 1945 yılında yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile tüm ormanlar devleştirildiğinden ve 1967 yılında yapılan kadastro çalışmalarında da orman olarak tapulama dışı bırakılan taşınmazların orman olduklarının kabulünün zorunlu olduğu, davalının herhangi bir belgeye de dayanmadığı, ormanların veya orman topraklarının zilyetlikle kazanılmalarının olanaksız olduğu, kaldı ki; uzman orman ve ziraat bilirkişi raporlarında dava konusu 505, 514 ve 520 sayılı parsellerin çayırlık niteliğinde bulundukları ve tarımsal amaçlı kullanılmadıkları, 506 sayılı parselin de eylemli orman niteliğinde bulunduğunun açıkladığına göre, davalı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğunun da düşünülemeyeceği, bu sebeplerle davacı Hazinenin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescillerine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamı ile uygun düşmeyecek şekilde davanın reddi yolunda hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra , bozma ilamında 514 parselin beyanlar hanesindeki irtifak … tesisine değinilmediği, İSKİ ve BEDAŞ lehine tesis edilen irtifak hakkının yasal nedenlere dayandığı, hazinenin beyanlar hanesine yönelik açtığı davanın dayanağının bulunmadığı gerekçesi ile Hazinenin 514 parselin kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesindeki irtifak hakkına yönelik davasının reddine, çekişmeli 505, 506, 514 ve 520 parsel sayılı taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine, 514 parselin kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinde dahili davalı İSKİ ve BEDAŞ lehine tespit gibi irtifak … tesis edilmesine karar verilmiş, hüküm … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1940 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1991 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, devlet ormanlarının tapu kaydı üzerine hiçbir şerh ve kısıtlayıcı hüküm konulamayacağı , dahili davalılar İSKİ VE BEDAŞ‘ın 6831 Sayılı Orman Yasasının 17. maddesi ve Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin ilgili (45, 49 vd) maddeleri uyarınca taşınmaz üzerinde tahsis, izin veya irtifak … tesis edilmesini isteme … bulunduğu halde mahkemece, 514 parselin kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinde dahili davalı İSKİ ve BEDAŞ lehine tespit gibi irtifak … tesis edilmesine karar verilmesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının “4 numaralı” bölümünün tamamen hükümden çıkarılarak bunun yerine “514 parselin kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesine konulan (bu parsel üzerinde 191m2 İski’nin, 14 m2 … Elektrik Dağıtım A.Ş’nin irtifak … bulunmaktadır) şerhinin silinmesine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 24.05.2007 günü oybirliği ile karar verildi.