YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25311
KARAR NO : 2023/10320
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2017 tarihli ve 2017/9670 Soruşturma No.lu iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası (d) ve (h) bendi, 35 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2018 tarihli ve 2017/300 Esas, 2018/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a), (d) ve (h) bendi, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/2183 Esas, 2018/2157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın Temyiz İstemi
Lehine olan maddelerin uygulanmasına,
2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince, sanık ile mağdurun anne-oğul oldukları, olay günü sanığın mağdurdan para istediği, mağdurun parasının olmadığını söylemesi üzerine sanığın mutfaktan bıçak alarak mağdurun üzerine yürüyerek mağdura “Sen bana para bulacaksın, paran yoksa s… git bu evden git o…k yap adi şerefsiz kadın” diyerek para istemeye devam ettiği ve akabinde mağdura elindeki bıçağı salladığı, bu itibarla sanığın nitelikli yağma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdur kollukta alınan beyanında olayın birinci paragrafta anlatıldığı şekilde gerçekleştiğine ilişkin beyanda bulunmuştur.
3. Olaya ilişkin tanık beyanı tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, yargılama giderine ilişkin eleştiri dışından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine ve Delil Yetersizliğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı, mağdurun ilk beyanı ile örtüşen tanık beyanı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Takdiri İndirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….”, şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Mahkemece ” Suçun işleniş biçimi, sanığın sabıkalı kişiliği ve geçmiş yaşantısındaki durumu, sanığa verilen ceza miktarının sanığın yaşamı üzerine ıslah açısından daha etkili olacağına kanaat getirilmesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 6 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/2183 Esas, 2018/2157 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.