Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/5694 E. 2007/6582 K. 21.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5694
KARAR NO : 2007/6582
KARAR TARİHİ : 21.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … … …VE ARK.
DAVALILAR : HAZİNE- ORMAN YÖNETİMİ – … K.T.K.

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.03.2003 tarih 1016 Esas ve 1294 Karar sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yeniden yapılacak keşifte, taşınmaz başında yerel bilirkişi ve tanıklar dinlenerek,zilyetliğin ne zaman başladığı kaç yıl ne şekilde devam ettiği, ekonomik amacına uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı araştırılarak, dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki koşullar da göz önünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, … Köyü, Yalaklar mevkii 687 ve 713 parsellerin güneyinde bulunan … bilirkişi krokisinde 4816 m2 olarak gösterilen taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1941 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, 1986 yılında yapılarak, dava tarihinden önce kesinleşen, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu 1971 yılında yapılmış ve sonuçları 13.04.1971-13.05.1971 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz Devlet Ormanı olduğu paftasında işaretlenerek tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritası uygulanmasına dayalı yapılan araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman mühendisi ve … elemanı bilirkişinin müşterek imzalı rapor ve krokileriyle, çekişmeli taşınmazın 1941 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın 1971 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olduğu paftasına yazılmak suretiyle tapulama dışı bırakıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
3402 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce, çalışma alanı içinde bulunan sınırlaması itirazsız kesinleşmiş ormanlar varsa arazi kadastro ekipleri bu sınırlara uyarak bu ormanlar olduğu gibi tapu kütüğüne aktarılmakla kesinleşmiş bir orman kadastrosu yok ise, Orman Yönetiminden orman sınırlarının bildirmesi istenilerek, Yönetimin bildirdiği sınırlar esas alınarak arazi kadastrosu çalışma alanı belirlenerek bu çalışma alanı içinde kalan ormanlar tesbit dışı bırakılarak … arazilerinin kadastrosu yapılmakta idi. 3402 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yasanın 4. maddesi gereğince işlem yapılmaktadır.

Yörede ilk defa 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile sadece devlet ormanları sınırlanmıştır. 26.03.1986 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon orman kadastrosu ve 2/B uygulamasında, herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış ve 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleşen orman alanları da sınırlandırılmıştır. Çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı sadece 1941 yılındaki orman kadastro sınırları uygulanmak suretiyle belirlenemez. 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleşen yerlerden olup olmadığının tesbiti 1986 orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle belirlenmelidir. Uzman bilirkişiler tarafından çekişmeli taşınmazın 1986 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmişse de, bu konudaki uygulama yetersizdir. Ancak, aşağıda izah edileceği gibi uygulamanın yetersizliği sonucu etkili görülmemiştir. Çünkü 1971 yılında yapılan arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmazın orman olduğu paftasına yazılarak tapulama dışı bırakılmış, Kuzeyindeki dereden sonra gelen bir kısım arazi, gerçek kişiler adına tapuya tescil edilmiş bilirkişiler tarafından bildirilen eylemli durumu, bitki örtüsü ve eğimine göre orman olarak sınırlanan alanlar ile çekişmeli taşınmaz arasında ayırıcı unsur bulunmadığı, 766 Sayılı Yasa hükümlerine göre arazi kadastro ekiplerinin yukarıda anlatılan çalışma yöntemleri dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın yer aldığı arazi bölümünün orman olarak tesbit dışı bırakıldığının kabulü zorunludur. Bu durumda, davacı tarafın taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu kesin deliller ile kanıtlaması gerekir. Davacılar bu hususu kanıtlayamamıştır. 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince “Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaçcık toplulukları yerleri ile birlikte orman sayılır.” Zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman niteliğini kayıp ettiği anlamına gelmez. Toprağı ile birlikte orman sayılan taşınmazın zilyetlikle kazanılması olanağı yoktur. Biran için bilirkişilerin yetersiz raporunda belirtildiği gibi taşınmazın 1986 yılında orman kadastro sınırları dışında kaldığı kabul edilse bile, bu tarihten dava tarihi arasında yasada öngörülen 20 yıllık zilyetlik süreside dolmamıştır. (Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242 Esas, 2004/292 karar sayılı kararı da bu yöndedir.) 1971 yılında orman olarak 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince tesbit harici bırakılan taşınmazın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince her zaman orman sınırı içine alınması da olanaklıdır. Davanın bu nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 21/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.