Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/5413 E. 2007/6269 K. 11.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5413
KARAR NO : 2007/6269
KARAR TARİHİ : 11.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA KONUSU : … Köyü (Mahallesi) 25691 ada 2 sayılı parsel

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün; Dairemizin 27/12/2006 gün ve 2006/14626-18411 E. K. sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 24.06.2005 tarihli dilekçesiyle, … Köyü (Mahallesi) 25691 ada 2 sayılı parselin, 1947 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisindeyken, 1989 yılında yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla, Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı iddiasıyla, tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, Hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle dairece onanmıştır. Bu kez hazine onama kararının gerekçesinin hazine lehine olduğu halde onama kararı verilmesinin çelişkili olduğu iddiasıyla kararın düzeltilmesinin istemektedir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 15.12.1989 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazda yapılan keşifte, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporundan, dava konusu taşınmazın 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bırakıldığı ve işlemin kesinleştiği; 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca, Akdeniz makisi olarak tespit edildiği, 1978 yılında Orman Yönetimi tarafından, makiye ayırma işlemine değer verilmeyerek ve 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kalmaya devam ettiği kabul edilerek 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle, Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, 1744 Sayılı Yasa döneminde yapılan bu işlemin … İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararıyla, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek, makiye ayırma işlemine değer verilmeden iptal edildiği, kararın Danıştay tarafından onandıktan sonra kesinleştiği, daha sonra 1989 yılında 3373 Sayılı Yasa döneminde yapılan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sırasında, yine makiye ayırma işlemine değer verilmeden, orman kadastro komisyonunca ilkin taşınmazın orman sınırları içinde aplike edildiği ve 3302 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin dahi itirazsız kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Çekişmeli parselin geldisi olan 26000 m2 yüzölçümlü … Köyü 192 sayılı parselin, kadastroda 84 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ….., adına tesbiti itirazsız kesinleşmiş, hibe, satış, intikal ve sonra yine satış ile 12.12.1997 tarihi itibariyle paylı olarak …, … … ve … … adına tapuya tescil edilmiş,yörede yapılan 2981 Sayılı Yasa uygulaması sonucu ifraz edilerek , 25691 ada 2 parsel numarası ve 2007 m2 yüzölçümü ile 02.03.1998 tarihinde … adına tapuya tescil edilmiştir.Mahkemece yapılan keşifte dava konusu parselin fiilen 78 parsel sayılı taşınmazın içinde yer aldığı saptanmış olup, 78 parselin ise,17950 m2 yüzölçümü ile, Haziran 1930 tarih ve 17 sıra numaralı tapu kaydı ile … İnce adına tespiti itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir. Daha sonra Hazine tarafından, 78 sayılı parselin, kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla açılan davanın reddine ilişkin 25.12.1997 gün ve 1995/1215-1156 sayılı mahkeme kararı ,Yargıtay denetiminden geçerek 78 parsel maliki gerçek kişi lehine kesinleşmiştir
2981 Sayılı Yasa uygulaması sonucu, 192 sayılı kadastro parselinden oluşturulan ve fiilen 178 sayılı kadastro parseli içinde kalan çekişmeli imar parseli, imar uygulamasında geldiği kadastro parseli malikleri adına tapuya tescil edilmiştir.Oysa, orman ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı, aksine 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ve 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik geçici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri bulunmadığı açıktır.Bundan ayrı,6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince, orman sınırları dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, H.G.K.’nın 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 sayılı, 05.05.1999 gün ve 1999/1-302 -258 sayılı ve aynı gün 1999/1-304 -260 ve 30.06.1999 gün ve 1999/1-544-561 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açacağı iptal davaları 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi değildir.
Ne var ki, somut olayda, çekişmeli parselin imar uygulamasında geldiği kadastro parselinin değil, fiili olarak içinde bulunduğu kadastro parselinin hukuki durumu irdelenmesi gerektiğinden, Hazinenin, 78 sayılı parselin, kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla 78 parsel maliki aleyhine açtığı tapu iptali ve tescili davasının reddine ilişkin 25.12.1997 gün ve 1995/1215-1156 sayılı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararın tarafları olan gerçek kişiler ve Hazine arasında kesin hüküm oluşturmaktadır. Her ne kadar davalı gerçek kişi anılan davada taraf değil ise de, imar uygulaması ile adına oluşturulan tapulu taşınmazın önceki maliki lehine oluşan kesin hüküm,
imar uygulamasından dolayı … oluşan tapu nedeniyle, önceki … ile davalı gerçek kişi halef- selef durumunda olduklarından ,davalı gerçek kişi ile Hazine arasında taraflarını bağlayan gerçek kişi lehine güçlü delil oluştur .
O halde, yerel mahkemece, hazinenin davasının reddine karar verilmesi ve kararın dairece onanmasında isabetsizlik bulunmamakla birlikte, maddi hata sonucu( özetle, Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince, orman sınırları dışına çıkar yer olduğu iddiası ile açacağı tapu iptali ve tescili davasının 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı gözetilerek Hazine davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre )biçiminde olan onama gerekçesinin , yukarıdaki gibi düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan esasa ilişkin karar düzeltme isteğinin REDDİNE, Dairemizin 27/12/2006 gün ve 2006/14626-18411 E.K sayılı ONAMA kararının gerekçesi tamamen kaldırılarak yukarıdaki gibi düzeltilmesine 11/05/2007gününde oybirliği ile karar verildi.