YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/606
KARAR NO : 2023/1543
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen elatmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, … Mevkiinde bulunan 452 parsel sayılı taşınmazı 03.06.2010 tarihinde satın aldığını, davalının bu taşınmazı müvekkilinin iktisap tarihinden önce ve iktisap tarihinden sonra herhangi bir hukuki ilişkiye tabi olmaksızın kullandığını belirterek, davalının dava konusu taşınmazdan fuzuli işgal nedeni ile tahliyesine, iktisap tarihi olan 03.06.2010 tarihinden itibaren fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihine kadar işleyecek 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … yargılama aşamalarında, dava konusu yeri kendisinin kullanmadığını, diğer şirket ile de bir ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2017/269 Esas, 2019/331 Karar sayılı kararıyla; davanın husmet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Mahkeme, ”bahse konu müdahalenen men’i ve ecrimisil talep edilen taşınmaza davalıların haksız müdahalesinin olup olmadığının tespit edilemediği, dinlenen tanık beyanları ile haksız müdahale sabit ise de kimin tarafından yapıldığı sabit olmadığı, dava konusu yerde keşif sırasında bulunan tabelanın taşınmazın davacıdan önceki maliki olması nedeniyle bulunması hayatın olağan akışına uygun olduğu dava konusu yere davalılar tarafından el atıldığı sabit olmadığı ” gerekçesi ile davayı red etmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/876 Esas, 2021/481 Karar sayılı kararıyla; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/876-2021/481 sayılı kararının, Dairemizin 2021/3709 Esas, 2022/2518 Karar sayılı ilâmı ile; ”… 29.06.2018 tarihinde mahallinde yapılan keşifte tek katlı yapının üzerinde davalı şirketin tabelasının bulunduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın önceki tapu kayıt maliki olan … tarafından davalılara ihtarname tebliğ edildiği, davalı şirketin ticaret sicilindeki adresi ile davalılara ihtarnamelerin tebliğ edildiği dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin adresinin aynı adres olduğu, davalı şirket adına çıkartılan ihtarnameyi davalı Ali (Mustafa) Varol’un kabul ederek tebliğ aldığı o tarihten itibaren de dava konusu taşınmazda bulunduğu hususları değerlendirilerek dava konusu taşınmaza davalıların müdahalesinin açık olduğu dikkate alınmaksızın, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile dava konusu…ili, … Mahallesi 452 parsel sayılı taşınmaza yönelik davalıların müdahalesinin men’ine, dava konusu…ili,… Mahallesi 452 parsel sayılı taşınmaza yönelik, 03.06.2010- 09.05.2012 tarihleri arasındaki ecrimisil talebinde talebe bağlı kalınarak 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin saklı tutulmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı, taşınmaz ile bir ilgisinin bulunmadığını, başka biriyle karıştırıldığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık tapulu yere elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.