YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6907
KARAR NO : 2023/2796
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı ( 5271 sayılı Kanun) maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gürpınar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.10.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un ( 6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, emanette kayıtlı eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, beraat kararı verilmesi gerektiğine, mahkumiyet için yeterli delil ve suç kastı bulunmadığına, lehe hükümlerin yeterli gerekçe gösterilmeden uygulanmadığına, meşru müdafaa ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanık ile mağdur arasında suç tarihinden önce husumet bulunduğu, olay günü yaşanan tartışmada mağdurun sanığın arabasına zarar verdiği, sanığın ise ele geçirilemeyen silah ile kemik kırığı oluşturacak biçimde mağduru yaraladığı iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan 24.01.2014 tarihli olay tutanağında, sanığın içerisinde bulunan araca ait cam kırıkları ve plastik parçalarının asfalt zeminde bulunduğu, olay yerinde 9 mm çapında iki adet boş kovan ve 9 mm çaplı mermi çekirdeğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
3. Van Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 18.02.2014 tarihli raporda, mağdurun kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, kırığın 5. derecede hayati fonksiyonlara etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlenen 29.01.2014 tarihli raporda, 2 adet 9×19 mm çapındaki kovanın çap ve tipine uygun aynı silah ile atıldığı tespit edilmiştir
5. Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlenen 18.02.2014 tarihli raporda, mağdur …’e ait giysiler üzerindeki delinme bölgeleri etrafında atış artıklarının bulunmadığı, atışın uzak atış olduğunun değerlendirildiği, aynı tarihli ikinci raporda ise, sanık …’a ait el svaplarında atış artıklarına rastlanmadığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Kasten yaralama suçu yönünden,
1. Dava dosyası içeriği, olay yeri tespit tutanağı, kriminal rapor içerikleri, adli muayene raporu, mağdurun aşamalardaki istikrarlı anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, sanık ile mağdur arasında yaşanan tartışma neticesinde mağdurun sanığın içerisinde bulunduğu araca zarar vermesi sonrasında, sanığın haksız tahrik altında kemik kırığı oluşturacak şekilde mağduru yaraladığına ilişkin mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığından, sanığın beraat kararı verilmesi gerektiğine, mahkumiyet için yeterli delil ve suç kastı bulunmadığına, meşru müdafaa ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın adli sicil kaydında 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasından mahkumiyet kararı yer almaktadır. Adli sicil kaydında 3 aydan uzun süreli hapis cezasından mahkumiyet kararı bulunması nedeniyle, sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi yönünden yasal engel bulunmaktadır. Mahkemece sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyeti ve suç işleme eğilimi nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmakla, lehe hükümlerin uygulanmaması hususunda netice itibariyle isabetsizlik bulunmadığından sanığın lehe hükümlerin yeterli gerekçe gösterilmeden uygulanmadığına yönelik temyiz itirazı yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçu yönünden,
Suç tarihinin 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 nci maddesiyle eklenen geçici 5 nci maddesinin (d) bendinde yer alan “”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
A. Kasten yaralama suçu yönünden,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gülnar Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçu yönünden,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gülnar Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.