YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7347
KARAR NO : 2023/1342
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen komşuluk hukukundan kaynaklı uyuşmazlığın çözümü ile elatmanın önlenmesi ve yıkım davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
… Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 38 ada 27 parselde kayıtlı taşınmazın sahibi olduğunu, bu taşınmaz üzerinde evinin bulunduğunu, bu alanda yapılan yeni imar planı sebebiyle taşınmazının güney batı yönündeki yol iptal edilip kuzey doğu istikametinden yeni bir yol planlandığını ancak bu yolun henüz açılmadığını, bunun üzerine bitişik komşusu …’nin yolun açılmamasına rağmen eski yolu kapayacak şekilde kol duvarı yaptığını, yola yaklaşık yükseklikte beton döktüğünü, bu yolun kapanması sebebiyle evine su gireceğini, yeni yol açılmadan bu yolun kapanmasının kendisini mağdur edeceğini belirterek, yol üzerine davalının yapmış olduğu beton duvarın ve kapının kâline, davalının yoluna yapmış olduğu müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Yerel Mahkemesinin 11.03.2015 tarih ve 2014/175 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.05.2019 tarih ve 2018/3534 Esas, 2019/4628 Karar sayılı ilâmında; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, davacının komşuluk hukukundan kaynaklı istemlerine yönelik belirleme yapılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince (özetle), davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle;
a. İnşaat bilirkişi raporunda Yargıtay bozma ilâmının çok sığ ve sınırlı olarak yorumlandığını,
b. Davacının komşuluk hukukundan kaynaklı istemlerine yönelik belirleme yapılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını,
c. Komşuluk hukukundan söz edilirken sadece duvarın su basmasına sebep olduğundan söz edilmediğini,
d. Bu duvarın yapılması ve demir kapının kapanması sebebiyle, imar yolu da açılmadığından müvekkilinin evine sadece (24) parsel ile aralarında bulunan (dar çıkmaz yoldan) gidebildiğini,
e. Yolun darlığı ve araç geçip geçemeyeceğinin incelenmediğini,
f. Komşuluk ve akrabalık hukukunun nazara alınmadığını,
g. Önceki karar davalı tarafından temyiz edilmemiş olup, son karar ile ilk kararda davalı lehine verilen 1.500,00 TL vekâlet ücretinden fazlasına karar verilemeyeceği ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklı uyuşmazlığın çözümü ile elatmanın önlenmesi ve yıkım istemlerine ilişkin olup uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
a. TMK’nun 683 üncü maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737 nci maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir.
b. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nın “komşu hakkı” başlığı altında, 737 ile 750 nci maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761 inci maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Uzunköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.