Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1893 E. 2023/2430 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1893
KARAR NO : 2023/2430
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : İtirazın reddine

Nitelikli hırsızlık suçundan Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2013 tarihli ve 2012/1623 Esas, 2013/764 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 4 ay hapis cezasına hükümlü …’ın, bu cezasının infazı sırasında, 23.03.2017 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliye edilmesine dair Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2017 tarihli ve 2017/288 değişik iş sayılı kararını müteakip, hükümlünün ayrı bir infaz dosyası üzerinden Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2014 tarihli ve 2014/17 Esas, 2014/66 Karar sayılı kararı ile verilen 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezasının infazı sırasında, 16.03.2018 tarihinde işlemiş olduğu hükümlü veya tutuklunun kaçması

suçundan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2018/281 Esas, 2020/147 Karar sayılı kararıyla 5 ay hapis cezası ile cezalandırılması sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107/13-1-a maddesinin lehe hüküm içerdiğinden bahisle, hükümlü hakkında denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle verilen 5 ay hapis cezasının iki katı olan sürenin bihakkın tahliye tarihini geçmesi sebebiyle, ikinci suç tarihi olan 16.03.2018 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki sürenin aynen infazına ilişkin Bakırköy 6. İnfaz Hâkimliğinin 24.09.2021 tarihli ve 2021/666 Esas, 2021/780 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/1879 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.12.2022 tarihli ve 94660652-105-34-5839-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve 2022/156429 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve 2022/156429 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“7242 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Koşullu Salıverilme” üst başlıklı 107 nci maddesinin konuya ilişkin 6, 12, 13 ve 14 üncü fıkralarında;
“(6) Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.
(12) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.
(13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün;
a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren kalan cezasının aynen,
b) (Değişik bend: 25.05.2005-5351 S.K./8.mad) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla takdir edilecek bir sürenin,
Ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.
(14) Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklinde,
17.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 6 ncı maddesinde “01.07.2016 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun kasten öldürme suçları (madde 81, 82), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları,

cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104, 105), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, bu Kanun’un;
a) 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre “iki yıl”,
b) 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “üçte iki”lik oran “yarısı” olarak uygulanır.” şeklinde düzenlemelerin yer aldığı,
Dosya kapsamına göre, hükümlünün ilk kez ceza infaz kurumuna 22.06.2016 tarihinde alındığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından o tarihte yürürlükte olan 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken 2/3 oranındaki süre gözetilerek hazırlanan 2016/7-15842 sayılı müddetnameye göre, hakederek tahliye tarihinin 22.05.2018, koşullu salıverilme tarihinin ise 11.08.2017 olarak belirlendiği,
Hükümlü hakkında, 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 17.08.2016 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra ½ oranında indirim yapılmak suretiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 22.08.2016 tarihli müddetnamede ise hakederek tahliye tarihinin 22.05.2018, koşullu salıverilme tarihinin ise 23.03.2017 olarak belirlendiği,
Bu haliyle, ceza süresi 2 yıl 4 ay olan hükümlünün yeni hazırlanan müddetnameye göre ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 1/2 oran üzerinden yapılan hesaplamaya göre 1 yıl 2 ay olduğu, denetim süresinin ise cezaevinde geçirmesi gereken sürenin yarısı olduğu, bu sürenin de 7 ay olduğu, denetim süresinin fiilen koşullu salıverilme tarihi olan 14.04.2017 tarihinden itibaren hesaplandığında 14.11.2017 tarihi itibariyle tamamlanacağı cihetle, hükümlünün şartla tahliyenin geri alınmasına neden olan suç tarihinin 16.03.2018 olduğu nazara alındığında denetim süresi içerisinde işlenmiş bir suçtan bahsedilemeyeceğinden koşullu salıverilme kararının geri alınamayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.

2. 7242 sayılı Kanunun 48 nci maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında “Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki

fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.” aynı Kanun’un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasında “Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi… hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.” 14 üncü fıkrasında “Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki düzenlemelere göre şartla tahliye edilen hükümlünün denetim süresinin, anılan maddenin diğer fıkralarına göre belirlenecek infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı olacağı ve denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirilmesi durumunda cezanın infaz edilmiş sayılması gerektiği anlaşılmaktadır.

3. Bu açıklamaya göre somut olay değerlendirildiğinde; hükümlünün 20.04.2012 tarihinde işlemiş olduğu nitelikli hırsızlık suçundan aldığı infaza konu 2 yıl 4 ay hapis cezası ile ilgili olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22.08.2016 tarihli müddetnameye göre, 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle şartla tahliye tarihinin 23.03.2017, bihakkın tahliye tarihinin ise 22.05.2018 olarak belirlendiği, toplam 2 yıl 4 aylık ceza süresi dikkate alındığında hükümlünün ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 1 yıl 2 ay, denetim süresinin ise cezaevinde geçirmesi gereken sürenin yarısı olan 7 ay olduğu, bu denetim süresinin fiilen şartla tahliye tarihi olan 14.04.2017 tarihinden itibaren hesaplandığında 14.11.2017 tarihi itibariyle tamamlandığı, hükümlünün 16.03.2018 tarihinde işlediği suçun denetim süresi tamamlandıktan ve yasa gereği hükümlünün cezasının infaz edilmiş sayıldığı tarihten sonra işlenmesi nedeniyle şartla tahliyenin geri alınmasının koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, İnfaz hakimliğince denetim süresinden sonra işlediği suç tarihi esas alınarak şartla tahliyenin geri alınmasına dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olmasına rağmen, bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.10.2021 tarihli ve 2021/1879 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.