Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7818 E. 2023/103 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7818
KARAR NO : 2023/103
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının…Köyü, Uluyol mevki 154 ada 79 parsel sayılı taşınmaz ile üzerindeki kereste fabrikasına davalılar ile birlikte paydaş olduğunu, davalıların fabrikayı kullanımına engel olduklarını, davalı …’in oğlu davalı …’e Ocak 2015 tarihi itibarıyla işgal ettirildiğini, müvekkilinin davalı …’e… Noterliğinin 08/05/2018 tarih ve 01775 yevmiye No.lu ihtarname keşide ettiğini, … Noterliğinin 04/06/2018 tarih ve 06906 yevmiye No.lu cevabı ihtarname ile işgalcı olmadığını, kiracı olduğunu savunduğunu, taşınmaz ve üzerindeki kereste fabrikasını tamamen işgal ederek kullanılmasına engel olan davalıların bu yöndeki haksız müdahalesinin men’i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik Ocak 2015 tarihinden dava tarihine kadar payına tekabül eden 40.000,00 TL tutarındaki işgal tazminatının tahakkuk tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili, taşınmaz ve üzerindeki fabrikanın 4 hissedarlı olduğunu, davalılar …, … ve …’in pay ve paydaş çoğunluğu sağlayarak 16/12/2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle davalı …’e kiraladıklarını, kira sözleşmesinden davacının bilgisi ve görgüsünün bulunduğunu, taşınmazın haksız işgalinin söz konusu olmadığını belirterek davacının müdahalenin men’i ve ecrimisil alacağı talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, paydaş davalıların yapmış oldukları kira sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, davalı …’nin oğlu olan kiracı Ümit’in hiçbir bedel ödemeden işgal ettiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda tarafların paylı mülkiyet sahibi oldukları, 16/12/2014 tarihli kira sözleşmesi ile pay ve paydaş çoğunluğu sağlanarak taşınmaz üzerindeki kereste fabrikasının davalı …’e kiralandığı, buna göre davalı …’in taşınmazın kiracısı olup haksız işgalden söz edilemeyeceği, davacının da diğer paydaşlardan ecrimisil değil, kira bedelinden payına isabet eden tutarı isteyebileceği, bunların yanında dava konusu taşınmazda davacının çekişmesiz olarak kullanabileceği yerlerin, boş alanların bulunduğu anlaşıldığından istinaf talebini reddetmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf talep dilekçesinde belirttiği aynı nedenlerle temyize gelmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindr.
2. İlgili Hukuk
1. Uyuşmazlığın çözümü için konu ile ilgili yasal düzenleme ve kavramların kısaca açıklanmasında yarar vardır.

2. 721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesi uyarınca bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir

3. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman istiyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

O halde, paydaşlar arasındaki el atmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi MK’nın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.

4. Ecrimisil ise gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarıyla haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Nitekim TMK’nın 995 inci maddesinin 1. fıkrasında, iyi niyetli olmayan zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. Haksız işgal, haksız eylem niteliğinde olup, bu durumda ecrimisilin tahsili için genel mahkemelerde genel hükümlere göre dava açılabileceğinde kuşku bulunmamaktadır.

3. Değerlendirme
1. Davacı 79 parsel sayılı taşınmazda ¼ pay sahibi olduğunu, davalılardan …, … ve …’in de taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan kereste fabrikasını ise paydaş olmayan davalı …’in kullandığını ve kendisinin taşınmazı kullanmasına engel olduklarını, fabrikadan yararlanamadığını, taşınmaza fiilen sokmadıklarını, belirterek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.
2. Davalılar, taşınmazı paydaş çoğunluğu ile 16.12.2014 tarihli kira sözleşmesi ile …’e kiraya verdiklerini, haksız bir işgalin olmadığını, fabrika dışındaki yerlerin boş olduğunu belirterk davanın reddini savunmuşlardır.
3. Gerek İlk Derece Mahkemesi ve gerek Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde 16.12.2014 tarihli kira sözleşmesi ile pay ve paydaş çoğunluğu sağlanarak taşınmaz üzerindeki kereste fabrikasının davalı …’e kiralandığı, buna göre davalı …’in taşınmazın kiracısı olup haksız işgalden söz edilemeyeceği, paydaş davacının da diğer paydaşlardan ecrimisil değil, kira bedelinden payına isabet eden tutarı isteyebileceği, bunların yanında dava konusu taşınmazda davacının çekişmesiz olarak kullanabileceği yerlerin, boş alanların bulunduğu anlaşıldığından davacının talepleri reddedilmiştir.
4. Yapılan yargılama ve toplanan deliller değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazda fiili taksimin yapılmadığı, davacının herhangi bir yer kullanmadığı, üzerindeki fabrikanın diğer paydaşlar tarafından kiraya verilmek suretiyle kullanıldığı davacı kullanımına engel olunduğu anlaşılmaktadır.
5. Davalılar arasındaki kira sözleşmesinin geçerliliği mahkemenin kabulünde olduğuna göre çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince davacının payına düşen kira bedeli hakkında yapılacak araştırma sonunda bu payın kiralayan veya kiracı tarafından davacıya ödenip ödenmediği tespit edildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
6. Bu durumda, eksik inceleme ve araştırma ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir..

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.