YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/184
KARAR NO : 2023/479
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen yola elatmanın önlenmesi ve kal davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 738 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı tarafça inşa edilen bina ve eklentiler sebebiyle tapuda kain ve tescilli olan yola müdahale suretiyle tecavüzde bulunulduğunu, bu nedenle inşaatın ve diğer eklentilerin tecavüzlü kısım itibariyle kâl’ine, taşınmazın eski hale getirilmesine ve müvekkiline ait taşınmazın üzerine beton atılarak yapılan müdahalenin men’ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının yola müdahale davasında taraf ehliyetinin bulunmadığını, asıl yola müdahale edenin kendisi olduğunu, yolun geçtiği bölümün yamaç olması ve yörenin aşırı yağışlı olması gibi sebeplerden yolun defalarca değişime uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2012/440 Esas, 2014/908 sayılı Kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 05.10.2015 tarihli 2015/7949 Esas, 2015/8435 sayılı Kararı ile, elatmanın önlenmesi ve kâl istenen 737 parsel sayılı taşınmazın davalı … dışındaki paylı malikleri ve paylı maliklerden ölen varsa mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması gerekirken, mahkemece 738 parsel sayılı taşınmazın maliki Şükrü Sarıbaş mirasçılarının davaya dahil edilmesinin doğru olmadığını, diğer taraftan mahkemece dosyada karar verilebilmesi için en önemli delilin keşif delili olduğu ve davacı vekilinin keşif talebinden vazgeçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de 03.07.2013 tarihli ara kararda verilen kesin süre içerisinde belirtilen delil avansının yatırılmaması halinde davacı tarafın sadece keşif delilinden vazgeçmiş sayılacağı ihtar edildiğinden ve yargılamanın daha önceki safhalarında 06.01.2009 tarihinde keşif yapıldığı, bu keşif neticesinde alınan bilirkişi raporunda davalı taşınmazının yola tecavüzü olup olmadığının açıklandığı anlaşıldığından, mahkemece mevcut delil durumuna göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin keşif delilinden vazgeçtiği gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2017 tarih ve 2015/725 Esas, 2017/828 Karar sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporlarına göre müdahale söz konusu olduğundan davanın kabulü ile müdahalenin menine ve kâl’ine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı …; yola müdahale edenin davacının bizzat kendisi olduğunu, davacının bu davaya açmakta hukuki menfaatinin olmadığını, yolun geçmiş olduğu bölümün yamaç olması ve yörenin aşırı yağışlı bir bölge olması nedeniyle zaman içerisinde yolun değişime uğradığını, re’sen belirlenecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yola elatmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 436 ve 437 nci maddeleri
2.Türk Medeni Kanunu’nun 715. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun “Kamu malları” başlıklı 16/B maddeleri gereğince yollar kamunun ortak kullanılmasına ayrılan yerlerden olup kullanım hakkına dayalı olarak her zaman ve herkes tarafından yola elatmanın önlenmesi isteminde bulunulabilir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 05.10.2015 tarihli bozma ilamı sonrasında bozma ilamında belirtildiği şekilde eksik taraf teşkili sağlanmıştır. Ayrıca dosya içerisine alınan 16.02.2009 tarihli bilirkişi raporunda, 737 parsel sayılı taşınmazın yola olan tecavüzünün 1,61 m2 olduğu tespit edilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilerek, bozma gereği yerine getirilmiştir.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı …’ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.