Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/6464 E. 2008/11482 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6464
KARAR NO : 2008/11482
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.11.2004 tarih 6834-12136 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme esas alınan ve çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildiren orman bilirkişi raporu orijinal renkleri içermeyip, elle boyandığı gibi, taşınmazların memleket haritasında bulundukları yer, bozma öncesi rapora göre farklı bir konumda işaretlenmiştir. Bundan ayrı; yine bozma ilamında işaret edildiği halde, keşifte çekişmeli taşınmazlara ve yüzü aşkın parsele revizyon gördüğü anlaşılan vergi kayıtları ve … parsel kayıtlarının uygulaması yapılmamış, vergi kayıtlarının sınırında … (…) ve orman okuduğu, gayrı sabit hudut içerdiği halde kayıt kapsamları miktarları ile belirlenmediği, vergi kayıtlarının lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil edeceği”gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 1448, 1433 ve 1426 numaralı parsellerin 1/2’şer pay oranı ile davacılar adlarına; 1468, 1456, 1464, 1459, 1524, 1472, 1526, 1529 ve 1461 numaralı parselin orman vasfı ile hazine adına; 1536 numaralı parselin (Z) ile gösterilen 125,48 m2’lik kısmının 1/2’şer pay oranı ile davacılar adlarına, (V) ile gösterilen 114,52 m2’lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar ile davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesine göre açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Dava tarihinden önce 1984 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazlara kadastro tutanağı düzenlenmemiş ve havzayi fahmiye hudutları içinde kalması nedeniyle tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki: çekişmeli taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtları dava konusu parseller dışında başka parsellere de revizyon gördüğü halde bu husus nazara alınmamış, vergi kayıtlarının dava konusu parsellere uymadığından söz edilerek hüküm kurulmuştur.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Çekişmeli 1426 numaralı parsele uygulanan 403 vergi kaydı 1425 ila 1428 ve 1411 ila 1418 numaralı parsellere ; çekişmeli 1433 numaralı parsele uygulanan 406 numaralı vergi kayıtdı 1429 ila 1436 numaralı parsellere ; çekişmeli 1448 numaralı parsele uygulanan 402 numaralı vergi kaydı 1446 ila 1452 numaralı parsellere ; çekişmeli 1456,1459,1461,1464,1468 ve 1472 numaralı parsellere uygulanan 411 numaralı vergi kaydı 1455 ile 1473 numaralı parsellere revizyon görmüştür.
Öncelikle vergi kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı bu parsellere ait kadastro tespit tutanakları , dava konusu edilmiş iseler dava dosyaları ile dava konusu parsellerin 1984 yılında kadastro tespitlerinin yapılmış olduğu , daha sonra havza-i fehmiye sınırları içinde kalmış olmaları nedeni ile tespit harici bırakıldıkları anlaşıldığından 1984 yılına ait kadastro paftası getirtilmeli ve çekişmeli parsellere revizyon gören vergi kayıtlarının uygulandığı dava dışı tüm parseller bir bütün kabul edilerek eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, dosya keşif hazırlanmalı, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita vergi kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parseller ile komşu ve yakın komşu parselleri ada bazında gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu gösterir yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazların etrafındaki parsellerin kadastro tesbitinin kesinleşmesi suretiyle yada hükmen belirlenen hukuki durumlarına göre orman içi açıklığı olup olmadığı üzerinde durulmalı, orman içi açıklıkların etrafındaki orman alanları ile bütünlük arz eden ve orman sayılan yerlerden olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince özel mülkiyete konu edilemeyecekleri düşünülmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazine ile davacıların 7temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının Orman Yönetimi ve davacılara iadesine 22/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.