Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16913 E. 2023/2181 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16913
KARAR NO : 2023/2181
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2018 tarihli ve 2018/87 Esas, 2018/249 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2018/340 Esas, 2018/280 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısnın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “beraat hükmü verilmesi halinde, hükmün CMK 223 üncü maddesinde düzenlenmiş olan hangi durum nedeniyle verildiği, açıkça ve ilgili kanun maddesi de belirtilmek suretiyle, hüküm fıkrasında yeralması gerektiği halde, incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının bu hususları ihtiva etmediği görülmekle bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip CMK’nın 303/1 ve 280/1-a. maddeleri uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. Fıkrasında “kesin inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden” cümlesinden sonra “yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi uyarınca” cümlesinin eklenmesi suretiyle, ile suç tarihinin düzeltilmesi suretiyle” düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
Sanığın eyleminin örgüt içerisindeki hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme niteliğinde olup 5237 sayılı TCK’nın 314/3 üncü maddeleri delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1 ve TCK’ın 53 ve 58/9 uncu maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği, halde sanık hakkındaki beraat kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın… 2002 yılında hesap açtırdığı, 2002 ve 2014 yılları arasında birden fazla kez katılım hesabı açtırdığı ve birçok kez katılım hesabı temdit işleminin bulunduğu, örgüt liderinin bankanın kötü gidişini durdurabilmek için para yatırılması konusunda 21-25 Aralık 2013 tarihinde talimat verdiği ve 15.01.2014 tarihinden itibaren bu talimatın basında yer almaya başladığı, sanığın hesap hareketleri incelendiğinde; sanığın söz konusu tarihten önce katılım hesaplarının bulunduğu ayrıca; bankanın TMSF’ye devrinden sonra da bankacılık işlemlerinin devam ettiği, bu haliyle katılım hesaplarının örgütün talimatı olmayan tarihlerde de açıldığı, bankanın TMSF’ye devrinden sonra da hesap hareketlerinin devam ettiği, hal böyle olunca bankaya para yatırma veya katılım hesabı açma eylemlerinin örgüt üyeliği olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın Aktif-Sen sendikasına yönetim birimlerinde yer almaksızın sadece üye olması ve örgütün sohbet adı altındaki dini içerikli örgütsel yanı bulunmayan toplantılarına zaman zaman iştirak etmesi şeklindeki eylemlerinin örgüt üyeliği sonucunu doğuracak süreklilik, çeşitlilik ve devamlılık unsurlarını barındıran eylemler olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilen husular dışında bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır
.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2018/340 Esas, 2018/280 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …