Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/1023 E. 2023/2096 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1023
KARAR NO : 2023/2096
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen beraat kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2018/264 Esas, 2019/8 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle aynı yasanın 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun ) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/405 Esas, 2019/1124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii tarafından lehe istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1. Sanığın Bank Asyaya örgüt liderinin talimatı ile para yatırıp katılım hesabı açtırdığına;
2. Sanığın örgütle iltisaklı derneğe üye olduğuna;
3. Sanığın 2014-2016 yılları arasında örgütün mütevelli toplantılarına katıldığına;
4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya uygun olduğuna;
2. Sanığın Bank Asyaya örgüt liderinin talimatı ile para yatırmadığına;
3. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına;
4. Sanık hakkında CMK’nın 223/2-b-c-son maddesine göre beraat kararı verilmesi gerektiğine;
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık üyesi olduğu örgütle iltisaklı Tümider isimli dernekteki sohbet faaliyetlerine katılmış ise de, bu hususta tanıklık yapan …’ın soruşturma ve kovuşturma beyanlarından bizzat sanığın dahil olduğu grubun sohbet faaliyetlerine katılmadığından sohbet içeriği ile ilgili doğrudan bilgisinin ve görgüsünün bulunmadığı, yine soruşturma beyanı dosyaya gelen ve sanıkla aynı grupta olup bu sohbet faaliyetlerine katıldığı bildirilen T. D., Ö. T., E. T. beyanlarından da bu sohbet faaliyetleri sırasında himmet, burs, kurban gibi örgüte finans sağlama adına bir faaliyet yapılmadığının, örgüt liderinin propagandası yapılarak, örgüt liderine ait yazılı görsel dokümanların okunup/izlendiğine dair bir faaliyet olmadığının tespit edildiği ayrıca sanığın kod adı kullandığına, örgütün mahrem birimlerinde görev aldığına, örgütün gizli haberleşme programlarını kullandığına dair tespit bulunmadığının görülmesi karşısında, örgüt hiyerarşisine dahil olduğuna dair somut bir delil bulunmadığı, ayrıca iddiaya konu Bank …’ya para yatırma, iltisaklı dernek üyeliğinin de sanığın örgütle organik bağ kuracak şekilde süreklilik, yoğunluk çeşitlilik arz eder nitelikte deliller olmadığı; sanığın eyleminin örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu yönünden yapılan değerlendirilmesinde, sanığın ilgili banka nezdinde ilk kez 15.11.2011 tarihinde hesap açtırdığı, hesap bakiyesinde para mevcut değilken 30.09.2014 tarihinde 25.000.00 TL para yatırarak 91 … vadeli katılım hesabı açtırdığı, 24.06.2015 tarihinde hesaptaki parasının tamamı olan 26.112,12 TL’yi Ziraat Bankası nezdinde bulunan hesabına EFT yoluyla aktarmak suretiyle Bank …’daki hesabını sıfırladığı, bu durumda sanığın 30.09.2014 tarihinde katılım hesabı açtırıp, devamında ilgili bankanın TMSF’ye devrinden sonra da 24.06.2015 tarihinde bu hesabı sıfırlamasının olağan bir bankacılık işlemi olarak görülemeyeceği sanığın bu hesabı oğlunun eğitimi için açtırdığı savunmasına itibar edilemeyeceği, sanığın örgüte yardım kastı ile söz konusu bankacılık işlemlerine yaparak örgüte maddi yardım sağladığı değerlendirilerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Bank … Hesap hareketleri incelendiğinde hesabın 15.11.2011 tarihinde açıldığı, sanığın 2014 yılı Eylül ayında 23.09.2014 Tarihinde hesaba 25000 TL EFT yapıp aynı tarihte katılım hesabı açtığı, hesaptaki paranın 24.06.2015 günü Ziraat Bankasına EFT yoluyla gönderildiği, kar payının 3’er aylık dönemlerle tahakkuk ettirildiği sanığın 3. Dönem kar payını da aldıktan sonra hesaptaki parasını devlete ait bir bankaya Eft yoluyla gönderdiği göz önüne alındığında yapılan işlemlerin, terör örgütünün çağrısı üzerine, adı geçen bankanın kurtarılması amacıyla yapıldığına dair her türlü şüpheden uzak kanaate varılamamış yapılan işlemlerin rutin bankacılık faaliyeti olarak kabulü gerektiği kanaatine varılmış olup; Tarım Kredi Kooperatiflerinde kontrolör olarak çalışıp emekli olan ve FETÖ terör örgütü ile iltisaklı tüm Memur İşçi Dayanışma derneğine üye olup, bu dernekteki sohbetlere katıldığı anlaşılan ve Bank Asyada rutin bankacılık işlemleri yaptığı kanaatine varılan sanığın konum ve kişisel özellikleri de gözetilerek eylemlerinin silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1-5271 sayılı Kanun’un 280, 303/1-a, 193/2, 216 ve 217 nci maddeleri uyarınca; istinaf mahkemelerinin, ilk derece Mahkemesince toplanan delilleri takdir ederek dosya üzerinde yapacakları incelemeler neticesinde beraat kararı veremeyecekleri nazara alındığında, anılan kanun maddelerine de yanlış anlamlar yüklenerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 5271 sayılı Kanun’un 280/2 maddesine aykırılık oluşturacak şekilde duruşma açmaksızın dosya üzerinde İlk Derece Mahkemesince belirlenen hapis cezasını kaldırarak CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine yönelik karar vermesi,
2-Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanığın, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156 ncı maddesi gereğince de re’sen bir müdafii görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen “silahlı terör örgütü üyeliği” suçunun niteliği ve Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 16.01.2018 tarih ve 2017/3415 E. – 2018/495 K. sayılı ilamında “temyiz edilebilirlik sınırı belirlenirken suçun temel şeklinde belirlenen cezanın değil nitelik hal ve ağırlaştırıcı nedenlerde gözönünde bulundurularak istenilen sonuç cezanın esas alınması” gerektiğine yönelik gerekçesi dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 150 inci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca hakkında müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmeyerek yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- Sanığın ilk kez 15.11.2011 tarihinde vadesiz hesap açtırdığı Bank Asyada daha önceden katılım hesabı olmadığı halde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin 2014 yılı Ocak ve Eylül ayları ile 2015 yılı Şubat aylarında verdiği talimat tarihlerine uygun şekilde, kendisine ait Ziraat Bankası’ndaki hesabından Bank Asyadaki hesabına 23.09.2014 tarihinde para gönderen ve aynı tarihte katılım hesabı açarak para yatıran ve bu suretle örgüte maddi destek sağlama iradesi gösteren sanığın eylemi terör örgütüne yardım suçunu oluşturduğu halde, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde sanığın beraatine dair hüküm kurulması, hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcsının temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/405 Esas, 2019/1124 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.