Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15903 E. 2023/1857 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15903
KARAR NO : 2023/1857
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/207 Esas, 2018/405 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237

sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca 3 yıl 5 ay 7 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/821 Esas, 2019/450 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 3 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.09.2021 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında örgütsel nitelikte yahut herhangi bir yazışma içeriğinin bulunmadığına, Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, etkin pişmanlık maddesi uygulanırken indirim oranının az belirlendiğine, öncelikle beratine aksi kanaatte ise 3/4 indirim uygulanarak HAGB sınırları içinde bırakılmasına, kararın bozulmasına ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında annesi olan Z. A. adına kayıtlı telefon hattı ile 232623 ID numaralı tespit ve değerlendirme tutanağının içeriğine göre, kullanıcı adı “Talha5553” ve şifresi “tunahan.1991” olan profil bilgisi tespit edilmiş, sanığın mezkur hat üzerinden ByLock isimli programı kullandığını ve bu profil bilgilerinin kendisine ait olduğunu kabul ettiği görülmüştür. Bu haliyle sanığın ByLock isimli gizli haberleşme programını kullandığı kendi ikrarı dışında, şüpheden arındırılmış şekilde teknik verilerle de kanıtlanmıştır.
24.10.2014 ilk tespit tarihli ByLock kullanıcısı olduğu, dosyada mevcut O. G.’nin ifadesinden ve sanığın kendi savunmasından anlaşılacağı üzere üniversite döneminde ve sonrasında örgüt evlerinde kaldığı, örgüt evlerinde ev abiliği yaptığı, örgüt evinde kalanların okuduğu kitapların çetelesini tutarak evlerden sorumlu Hakan isimli şahısa verdiği, ByLock yazışma içeriklerinde örgütsel yazışmalar yaptığı, haliyle sanığın üzerine atılı “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediği, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan etmesi

karşısında, mahkemece bu hususta yapılan değerlendirmede, sanığın aşamalardaki ifadelerinde örgütün faaliyet yapısına ve örgüt üyelerine ilişkin samimi anlatımlarda bulunarak etkin pişmanlık gösterdiği nazara alınarak sanığa verilen cezada TCK’nın 221/4-2 nci cümlesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir. Somut olayda; sanığın savunmalarında vermiş olduğu beyanlarının, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasın gerektirecek nitelikte örgütte zaafiyet yaratacak, örgüte zarar verecek, örgüt faaliyetlerini belli ölçüde sekteye uğratacak derecede bilgiler olduğunun kabulü gerektiği, zira sanığın örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde örgüte dahil olduğundan bu yana örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili özellik arz eden bilgiler vermesi, öğrencilik döneminde örgütün evlerinde kaldığı süre içerisinde temas ettiği şahısların isimlerini vermesi, meslek yaşantısı içerisinde temas ettiği örgüt üyelerinin isimlerini ve yapılan örgüt toplantılarına ilişkin bilgiler vermiş olması, ByLock programına ve bu programı kimin yüklediğine ilişkin bilgiler vermesi hususları dikkate alınarak sanık hakkında şartları oluştuğundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu görülmekle beraber; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında konumu ile uyumlu bilgi verdiğinden bahisle TCK 221/4-2 nci maddesi uyarınca etkin pişmanlık oranı takdiren 1/2 oranında uygulanmış ise de, somut olayda; sanığın savunmalarında vermiş olduğu bilgilerin, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek nitelikte örgütte zaafiyet yaratacak, örgüte zarar verecek, örgüt faaliyetlerini belli ölçüde sekteye uğratacak nitelikte bilgiler olduğunun kabulü gerektiği, sanığın örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili özellik arz eden bilgiler vermesi, öğrencilik döneminde örgütün evlerinde kaldığı süre içerisinde temas ettiği şahısların isimlerini vermesi, meslek yaşantısı içerisinde temas ettiği örgüt üyelerinin isimlerini ve yapılan örgüt toplantılarına ilişkin bilgiler vermiş olması, ByLock programına ve bu programı kimin yüklediğine ilişkin bilgiler vermesi hususları dikkate alınarak sanık hakkında TCK’nın 221/4-2 maddesi uyarınca uygulanan etkin pişmanlık indirim oranının daha fazla olması düşüncesiyle sanığın istinaf başvurusunun kabulüne, ancak bu durumun yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte olmadığı görülmekle de, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, 5237 sayılı TCK’nın 3 ve 61 inci maddesindeki ölçütler nazara alınarak TCK’nın 314/2 maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası temel ceza olarak tercih edilerek sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına, sanık hakkında 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin uygulanmasına, TCK’nın 62 nci maddesindeki indirim oranının 1/6 olarak uygulanması ile sanık hakkında şartları gerçekleşen TCK’nın 221/4-2 nci maddesindeki etkin pişmanlık indiriminin takdiren 2/3 oranında uygulanması suretiyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına ve sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında yaptığı savunmasına göre, örgütün haberleşme organı olan ByLock programını kullanan, örgüte ait evlerde kalan, örgüt liderinin talimatı ile Bank … hesabında para yatırma ve hesap açma işlemleri gerçekleştiren sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna, ilişkin kabulde isabetsizlik görülmemekle yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Anayasa’nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK’nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun’un 3/1 inci maddesi uyarınca; sanık yönünden suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK’nın 61/3 maddesine aykırı davranılması,

2- Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddeleri uyarınca verilen cezalarda üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK’nın 221/4-2 nci cümle maddesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/821 Esas, 2019/450 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.