YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15352
KARAR NO : 2023/2089
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1683 E., 2018/1431 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile hükmün
onanması
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale geldiği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2017 tarihli ve 2017/208 Esas, 2017/183 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 7 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2017/1683 Esas, 2018/1431 sayılı Kararı ile, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.09.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna;
2. Sanığın verdiği bilgilerin etkin pişmanlıktan yararlanması için yeterli olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık indiriminin üst hadden uygulanması gerektiğine;
3. Sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine;
4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın ByLock isimli örgüt içi haberleşme programını kullandığı, haklarında aynı suçtan işlem yapılan şüphelilerle irtibatının bulunduğu, örgüte müzahir Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu, …’nin açık beyanına göre örgüt içinde Kahta ilçesindeki doktorlardan sorumlu kişi olduğu, cep telefonunda bulunan android uygulamardan örgüte müzahir yayınları takip ederek örgütten gelen haber ve talimatlara kendini açık tuttuğu, zira örgüt elebaşı …’in bu yayınlar aracılığıyla örgüt üyelerine sadece onların anlayabileceği gizli mesajlar verdiğinin bilindiği, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile nasıl tanıştığını bildirmesi, örgütün işleyişi ve mensuplarına yönelik olarak vermiş olduğu bilgilerin kapsamı, örgüt üyeleri tarafından kullanıldığı anlaşılan ByLock programının Tahir Çapkur isimli kişi tarafından yüklendiğini dile getirmesi ve göstermiş olduğu etkin pişmanlığın derecesi dikkate alındığında sanığın ikrarının samimi olduğu, beyanlarının birbiriyle bağlantılı, tutarlı ve kesintisiz olduğu, netice itibariyle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde sonuca etkili bilgiler verdiği, teşhislerde bulunduğu, sanığın bu şekildeki çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleriyle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı mahkemece kabul edilmiş ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken sırasıyla 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uygulanmak suretiyle 9 yıl hapis cezasına; 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca ve mahkemenin takdirine göre tayin olunan cezadan 1/3 oranında yapılan indirim sonucu 6 yıl hapis cezasından, keza TCK’nın 62. maddesinin uygulanması sonucunda 5 yıl hapis cezasına hükmolunması gerekirken, sonuç ceza doğru belirlendiğinden, bozma sebebi yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, örgüt içi haberleşmesini Bylock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, 2016 yılına kadar örgüt içinde örgüte bağlı doktorlardan sorumlu olduğu, örgüt içi görüşmeler yaptığı ve FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu için kapatılan Aktif-Sen sendikasına üye olduğu belirlenen, ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler de yerinde görülmediğinden, sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi dışında sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereği sanık hakkındaki hükmün 3 üncü paragrafındaki “5. maddesi” ibaresinin çıkarılması ve yerine “5/1. maddesi” ibaresi eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 2. Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …