YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20492
KARAR NO : 2023/2236
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
SUÇ TARİHLERİ : 15.03.2019
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2018/621 Esas, 2021/116 sayılı Kararı ile; sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 Yıl 9 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir; sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. …Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/1024 Esas, 2021/1494 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafi ve İlk Derece Mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.10.2021 tarih ve sanık … yönünden onama, sanık … yönünden bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafi temyiz isteminde özetle;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Aleyhe tanık beyanıyla mahkumiyet kararı verilemeyeceğine,
4.Suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine,
5.Alt hadden haksız şekilde uzaklaşıldığına,
6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı temyiz isteminde (Sanık … aleyhine) özetle;
1.Atılı suçun unsurlarının oluştuğuna,
2.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık … yönünden;
Tüm dosya kapsamı, asker şahıs olan tanık M. A.’nın sanık hakkında kendisinden sorumlu olduğuna dair beyanı, HTS kayıtları ve tanık S. K.’nin beyanı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt üyesi olduğu hususunda kuşku bulunmadığı ve üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilmiştir.
2. Sanık … Yönünden;
Sanığın Bank … isimli bankada bulunan hesabına eşi olan diğer sanık … tarafından para yatırıldığının aksi sabit olmayan ifadelerden anlaşıldığı, yine sanığın terör örgütü ile bağlantılı bulunan kurumlarda iş akdi gereğince maaş karşılığında çalışması eyleminin tek başına örgütsel bir faaliyet olarak kabul edilemeyeceği, sanık …’nın Kayseri ilinde öğrenim gördüğü 2004-2010 yılları arasında örgüt ile bağlantılı bulunan öğrenci evinde kalmasının sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisine girdiğini göstermeyeceği, yüksek Mahkeme kararlarında “…Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir…” şeklinde belirtilen hususlar dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan kamu davasından 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde askeri mahrem yapılanmada subaylardan sorumlu mahrem imam olarak görev alan, operasyonel hat kullanan, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararlarında da bir isabetsizlik bulunmayan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Dosyada dinlenen tanık beyanına göre örgüt içerisinde yer aldığına dair eylemi bulunmayan, Bank … hesabında yapılan işlemlerle ilgili savunmasının aksine delil olmayan, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında hakkında aleyhe beyan tespit edilemeyen, sanık hakkında, örgütle süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik içeren bağ kurduğuna dair başkaca delil bulunmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kabulünde isabetsizlik bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/1024 Esas, 2021/1494 sayılı Kararında, sanık … müdafi ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, sanık … yönünden Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.