YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14796
KARAR NO : 2023/1951
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.01.2018 tarihli ve 2017/414 Esas, 2018/2 sayılı Kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/128 Esas, 2019/304 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden çok az faydalandırıldığını, bu durumun ve hakkaniyete aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince özetle, sanığın mahkememizce sabit görülen “Terör Örgütüne Üye Olmak” suçundan, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri ile suç sebep ve saikleri ile kastının yoğunluğu dikkate alınarak eylemine uyan TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince takdiren alt sınırdan olmak üzere cezalandırılmasına, işlenen suçun terör suçu olması nedeniyle 3713 sayılı Yasa’nın 5 inci maddesi gereğince verilen cezada 1/2 oranında artırım yapılmasına, sanığın yargılama aşamasındaki ikrara dayalı beyanlarında örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, eylem ve faaliyetlerde bulunduğunu kabul ettiği hatta örgüt faaliyetleri çerçevesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içindeki başkaca şahıslar hakkında bilgi vermesi, verdiği bilgilerin önem ve ehemmiyeti, sanığın hakkında kovuşturma başlatılmasından sonra yargılama aşamasında yakalandıktan sonra beyanda bulunması, beyanlarında FETÖ/PDY’nin kullanmış olduğu ByLock programını kendisininde kullandığını beyan etmiş olması ve ByLock listesinde kayıtlı kişiler hakkında kısmi bilgiler vermesi, telefonuna ByLock programını kuran şahıs hakkında beyanda bulunmuş olması nedeniyle alt sınırdan sanık hakkında indirim yapılması gerektiği kanaatiyle sanık hakkında TCK’nın 221/4-son cümlesi gereğince taktiren 1/3 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince özetle, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olması ve temadinin sanığın yakalandığı 11.08.2016 tarihinde kesilmesi karşısında, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin bu tarih yerine 2016 olarak yanlış gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, sanık hakkındaki veri inceleme raporu hükümden sonra dosyaya girmiş ise de, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile CGNAT kayıtları itibariyle FETÖ’nün gizli haberleşme programı olan ByLock’u kullandığı kesin olarak belirlenen ve örgüte ait evlerde sohbet adı altındaki toplantılara iştirak ettiğini ikrar eden sanığın örgüt üyesi olduğunun açıkça anlaşılması karşısında, söz konusu belgenin duruşmada okunmayarak hükme esas alınmaması sonuca etkili görülmediğinden davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin kararında, eleştiri dışında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.
3. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün polis mahrem yapılanması içerisinde yer alarak örgütsel toplantılara katılan, 213110 ID numarası üzerinden Bylock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın doğal sonucu olarak uygulanması gereken bir güvenlik tedbiri olması itibariyle infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
5. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın eleştiri dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. Ancak;
i) Sanığa örgüte üye olmak suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi uyarınca artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi yerine fıkra belirtilmeksizin 5 inci madde olarak gösterilmesi hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/128 Esas, 2019/304 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün ikinci fıkrasından “5 inci maddesi” ibaresinin çıkartılması, yerine “5/1 maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …