Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16903 E. 2023/2177 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16903
KARAR NO : 2023/2177
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2018 tarihli ve 2018/307 Esas, 2018/222 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza

Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1, 5237 sayılı Kanunun 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/785 Esas, 2019/398 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1. Sanığın mahkumiyetini gerektirecek her türlü şüpheden uzak yeterli kesin somut delil bulunmadığına,

2. Banka hesap hareketlerinin suç oluşturacak bir yönü bulunmadığına, sanığın bankaya hesap açtırıp işlem yaptığı tarihlerde bankanın ruhsatlı olarak çalışan bir banka olduğuna,

3. ByLock’a ilişkin soyut iddiadan öte hiçbir delil bulunmadığına,

4. Sanığa atfedilebilecek herhangi somut bir delil olmadığına ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın örgüt üyelerinin kendi aralarında kullanmış olduğu şifreli haberleşme programın olan ByLock programını kendi adına kayıtlı ve kendi kullanımında bulunan 505 … .. 46 numaralı hat ile kullandığı,bu hususun ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriği ve dosya içerisindeki diğer raporlardan anlaşıldığı, ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanılması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu silahlı terör örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunun somut delillere dayanması halinde bu ağa dahil olan sanıkların ağ içinde başka bir kişi ile görüşme yapmış olmasının da gerekmediği, kaldı ki dosyamıza … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı gönderildiği, her ne kadar sanık ByLock programını kullanmadığını, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bir bağlantısı olmadığını savunmuş ise de; örgütün gizli haberleşme ağı olan ByLock kullanımına ilişkin dosyadaki mevcut rapor, tespit ve değerlendirme tutanakları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği,

ayrıca sanığın örgütün finans kaynağı olan Bank Asyada 26.02.2008 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu, 2014 yılı ocak ayında hesap bakiyesinin 0 TL iken, 2014 yılı mart ayından itibaren hesap bakiyesinin 7.000 TL ile devam ettiği, 2014 Ekim ayında 15.000 TL’ye çıktığı, Bank Asyanın TMSF ye devri ile 15.000 TL’yi 06.02.2015 tarihinde çekerek hesabını kapattığı, sanığın örgüt liderinin talimatı ile örgüte finansal destek sağladığı, KOM Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 09.01.2018 tarihli veri inceleme raporunda sanığın “FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişi” olarak belirtildiğinin tespit edildiği, tüm bu hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip, örgüte ait süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olarak silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde, KOM Daire Başkanlığı tarafından gönderilen veri inceleme raporunda A5 koduyla kodlandığı, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asyadaki bakiyesini artırdığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik saptanmadığı anlaşılan sanık hakkında,

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/785 Esas, 2019/398 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …