YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6156
KARAR NO : 2008/10687
KARAR TARİHİ : 17.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 29.01.2007 tarihli dava dilekçesiyle Kızılkaya Köyü(idari sınırlar ayrılmakla … Köyü) 197 sayılı parselin 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1993 yılında yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 02.03.2007 tarihli teknik bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 7518.75 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine, kısmen kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1993 yılında yapılıp, 30.12.1993 ila 30.05.1994 tarihlerinde ilan edilen, ilk orman kadastrosunun aplikasyonu, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde uygulaması vardır.
Kızılkaya Köyü 197 parsel sayılı 7800 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz T.Sani 1306 tarih ve 81 sıra numaralı tapu kaydı ile … … adına tesbit edilmiş, kadastro tesbiti 24.01.1955 ila 28.02.1955 tarihlerinde yapılan ilan sonunda kesinleşerek tesbit gibi tapuya tescil edilmiş, 08.03.1996 tarihinde oğlu Alaatin …’ e satılmıştır.
1) Kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin tamamının 11977 ila 11979 numaralı orman sınır hattına 2000 metre mesafede 1942 yılı orman tahditi içinde bırakıldığı, parselin ekli krokide (A) ile gösterilen 7518.75 m2 bölümünün 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 281.25 m2 yüzölçümündeki diğer bölümünün orman sınırları içinde aplike edildiği belirlenip, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmazların, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince sadece Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılabileceği, bu nedenle bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği düşünülerek Hazinenin (A) ile gösterilen bu bölüme ilişkin davasının kabulü yolunda hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Medeni Yasa mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tescil işlemi yolsuz tescil niteliğini taşır ve her zaman iptali istenebilir (Hukuk Genel Kurulunun 30/5/2001 gün ve 2001/1-464-470 sayılı ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.). Yolsuz tescille ayni hak kazanılmış olmaz (Prof.Dr……., Prof.Dr…. …… Eşya Hukuku 5.bası 1998 s.141).
Öte yandan, doğal … ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak yoktur. Bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremez. (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365). Öncesi itibarıyla orman olan ve yapılan orman tahdidinde herhangi bir nedenle orman tahdit sınırı dışında gösterilen yerin zilyetlikle veya tapu ile kazanılması mümkün değildir. Özde kamu malı olan taşınmazın özel mülk olarak tescil edilmesi sahibine mülkiyet … kazandırmaz. H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün ve 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlarda M.Y.’nın 1023 (931) maddesinde yazılı tapuya güven ilkesi ve H.G.K. 20.05.2001 gün ve 2001/1-464-470 ve 19.02.2003 gün ve 2003/20-102-90 sayılı kararlarında değinildiği gibi 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre de uygulanmaz. Bu yolla oluşan tapu kaydının iptali her zaman istenebilir.
Mahkemece çekişmeli parselin (B) ile gösterilen 285 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı, Hazine tarafından sadece 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan bölüm için dava açıldığı gerekçesiyle, Hazinenin çekişmeli parselin (B) ile gösterilen bölüme ilişkin davası red edilmişse de, mahkemenin dava dilekçesindeki hukuki vasıflandırma ile bağlı olmadığı, madi vakıa, başka deyişle, maddi olay ile bağlı olduğu, Hazine tarafından, çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğu, aslında çekişmeli taşınmazın Hazineye ait yerlerden olduğu halde, yolsuz tescil suretiyle Hazine adına tapuya kayıt edildiği iddiasıyla bu tapu kaydının iptalinin ve Hazine adına tapuya tescilinin istendiği, gerçektende ormanların mülkiyetinin Hazineye ait olduğu, Hazineye ait yerlerden olmasına rağmen yolsuz tescil suretiyle davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istendiğine, tapu iptal ve tescile ilişkin bu istemin, Hazineye ait devlet ormanı nitelikli yerler ile bu niteliğini kayıp etmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler ayrımına dayanmadığı, esasen, Hazinenin devlet ormanı savıyla yeniden dava açmasını ve bu şekilde … baştan yargılama külfetlerine yol açılmasının usul ekonomisi ilkesine de uymayacağı gözetildiğinde, (B) bölümüne ilişkin davanın reddi doğru olmadığı gibi, çekişmeli taşınmazın … ağaçları ve … ağaçları ile kaplı etrafındaki orman alanlarının devamı niteliğindeki eylemli orman olduğu, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 Maddesi gereğince, 6831 Sayılı Yasanın 20.6.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ve 23.9.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5.6.1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerlerin, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceği, orman yönetimine tahsisi yapılan bu yerlerin Hazine adına tapuya orman vasfıyla tescil edileceği öngörüldüğü, bu nedenle, öncelikle, çekişmeli parsel için Orman Yönetimi tarafından açılmış bir dava olup olmadığı araştırılıp, var ise davaların birleştirilmesi, Orman Yönetimince açılmış bir dava yok ise , Hazinenin davasının kabulüyle, çekişmeli parselin tamamının orman niteliğiyle Hazine
adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 7518.75 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 17.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.