YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9628
KARAR NO : 2008/11929
KARAR TARİHİ : 25.09.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine, davalı ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 125 ada 6 parsel sayılı 31123 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden bahçe niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, 3402 Sayılı Yasanın 16 ve 18. maddeleri gereğince adına tescili gerektiği iddiasıyla dava açmıştır. Yargılama sırasında Orman Yönetimi davaya müdahil olarak katılmıştır. Mahkemece, Hazinenin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (B) harfli 14.336 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (A) harfli 16.757 m2’lik bölümün ise davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine, davalı ve müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 23.09.1976 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, hükme esas alınan uzman orman ve fenni bilirkişi kurulu raporunda yörede yapılan orman kadastro harita ve tutanaklarını uyguladıkları, çalışma tutanağındaki tariflere göre orman tahdit noktalarının yerlerini belirlediklerini açıklayarak çekişmeli taşınmazın (A) harfli bölümünün kesinleşen orman sınırları dışında kaldığını, (B) harfli bölümünün ise orman sınırları içinde kaldığını belirtmiş ve taşınmazın orman tahdit hattına göre konumunu göstermişlerdir. Ancak orman tahdit çalışma tutanağında “… – … Köy yolu nun 3 metre batısındaki sabit kayaya 1 nolu O.S.noktası tesis edildi. Buradan 511-512 nolu havafotğraflarında bariz olarak gözüken … … köy yolunu … istikametinde ilerlendi.aynı yolun 5 metre batısındaki beton sınır kazığına 2 nolu O.S noktası tesis edildi. Buradan … ve … tarlalarının ormanla müşterek kuzey hududunu takiben güney batıya düz hatla ilerlendi…. a ait bağ ve bahçenin kuzey batı köşesindeki … Deresinin içindeki sabit kayaya 3 nolu O.S tesis edildi. Buradan aynı bağ ve bahçenin ormanla müştürük batı hududunu takiben güney batıya düz hatla ilerlendi.bahçe ve bağın batı köşesinde bulunan kuru dereciğin içindeki sabit kayaya 4 nolu O.S tesis edildi. Buradan … tarlasının ormanla müşterek batı hududunu takiben güney doğuya düz hatla ilerlendi…. – … yolunun 12 metre batısında kuru dereciğin kuzey kıyısındaki sabit kayaya 5 nolu O.S tesis edildi.” denilmektedir. Dairemizin 17.04.2008 tarih 2008/1751-6080 sayılı iade kararı üzerine aynı uzman bilirkişilerce çekişmeli taşınmazın memleket haritası üzerindeki konumu ve orman sınır hattı gösterilmiş olup ,orman tahdit noktalarının konulduğu yerlerin çalışma tutanaklarındaki tariflerden farklı olarak yola daha uzak noktalara konuldukları anlaşılmaktadır. Bu nedenle uzman bilirkişilerin yaptıkları uygulamanın doğruluğu hususunda tereddüte düşülmüştür.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlere; davacı Hazine, müdahil Orman Yönetimi ile davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 25/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.