Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/430 E. 2023/1384 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/430
KARAR NO : 2023/1384
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, borçlunun para cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi/ borçlu vekili dava dilekçesinde; satış kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, kıymet takdirinin mahkemece yapıldığını, ancak bu kıymet takdiri üzerinden 5 ay geçtiğini, bu bedelin esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin evli olup taşınmaz hakkında eşinin icazetinin alınmadığını, ihalede satın alan kişinin tüzel kişi mi gerçek kişi mi olduğunun açıkça tutanağa yazılmadığını, şirket adına ihaleye giren Yakut Hamzaoğlu’nun da vekaletinin bulunmadığını, KDV oranının %8 olması gerekirken %1 olduğu, satış tutanağında saat aralıklarına riayet edilmediğini, ayrıca tüketici mahkemesinde dava açtıklarını, İİK 72.maddesi gereğince teminat yatırdıklarını, henüz alacağın borçlusunun kim olduğunun belli olmadığını belirterek genel fesih sebepleri tek tek yazılarak bütün fesih sebeplerinin gerçekleştiğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğini, satışa hazırlık işlemleri ve ihale ile ilgili yapılan tüm ilan ve tebligatlar, ihalenin yapılması ve ihale tutanağının düzenlenmesi tamamiyle usul ve yasaya uygun olup, feshi gerektirecek herhangi bir neden bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; kıymet taktirine itiraz üzerine mahkemenini kesin kararı ile belirlenen muhammen bedel üzerinde ihalenin yapıldığını, ihalenin bitiş saatinin uzamasının fesih sebebi olmadığını, satışa hazırlık işlemleri ve ihale ile ilgili yapılan tüm ilan ve tebligatlar, ihalenin yapılması ve ihale tutanağının düzenlenmesi tamamiyle usul ve yasaya uygun olup, feshi gerektirecek herhangi bir neden bulunmadığını, mahkemece verilen tedbir kararının satışı durdurma tedbiri olmadığını, KDV oranının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde ileri sürülen fesih sebeplerinin yerinde olmadığı, taşınmazın, muhammen bedelin üstünde bir miktara ihale edildiğinden, zarar unsurunun oluşmadığı, ihalenin feshi davası açılmasında hukuki yararın olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, borçlunun para cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde; satış kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, taşınmazın güncel değerinin oldukça yüksek olduğunu, kıymet takdirine itiraz davasında verilen kararın henüz taraflarına tebliğ edilmediğini, eşine haber verilmediğini, ihaleye giren kişinin tüzel kişi mi gerçek kişi mi olduğunun tutanağa yazılmadığını, şirket adına işlem yapan kişininde vekaletnamesi bulunmadığını, KDV oranın %1 olması gerektiğini, ihale saatlerine uyulmadığını, tüketici mahkemesinde dava açtıklarını, İİK 72.maddesi gereğince teminat yatırdıklarını, henüz alacağın borçlusunun kim olduğunun belli olmadığını belirterek genel fesih sebepleri tek tek yazılarak bütün fesih sebeplerinin gerçekleştiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihale konusu taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde satıldığı, davacıların İİK’nun 134/8 maddesi kapasında kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispatlayamadığı, dolayısı ile hukuki yararının bulunmadığı nazara alınarak kamu düzenine aykırılık bulunmayan ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebepler aynen tekrar edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından borçlu vekilinin bu yöndeki isteğinin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.