Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9409 E. 2023/2180 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9409
KARAR NO : 2023/2180
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlular vekili şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, takibe konu ipoteğin alacaklı nezdinde açılacak kredi hesabının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilen teminat (üst sınır) ipoteği niteliğinde olduğunu, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız para borcu ikrarı içermediğini, taraflarına gönderilen hesap kat ihtarnamesine itiraz edildiğini, bu nedenle alacak miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, ipotek limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmalarına rağmen takip talebi ve icra emrinde bu hususun belirtilmediğini, ipotek limitini aşar şekilde faiz ve masraf talep edildiğini, bu nedenle haklarında ilamlı takip başlatılamayacağını ileri sürerek takibin ve icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetçi borçlulara çıkarılan hesap kat ihtarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, takibin İİK’nın 150/ı maddesine uygun olarak başlatıldığını, ipotek limitinin aşılmadığını, şikayet dilekçesinde alacak miktarına itirazda bulunulmadığından bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığını, ilamlı takip başlatılmasında usulsüzlük bulunmadığını savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçlular tarafından hesap kat ihtarına itiraz edildiğinden bahisle icra emri gönderilemeyeceğini ileri sürdüğü, ancak ipoteğin limit ipoteği olması ve ihtarnameye süresi içinde itiraz edilmesinin borçlulara icra emri gönderilmesine engel teşkil etmeyeceği, borçlular … ve …’un maliki bulunduğu taşınmazlar üzerine davalı alacaklı banka şubeleri tarafından … Tesis Yatırımları … San. Tic. AŞ ve … San. ve Tic. İth İhr. Ltd. Şti. adına açılmış ve açılacak olan kredilerden kaynaklı, her türlü doğmuş ve doğacak tüm borçları karşılamak üzere, 1. Dereceden, anapara ile faiz ve ferileri de kapsayacak şekilde, fekki bildirilinceye kadar, yıllık % 20 akdi faiz oranı ile toplam 3.900.000 TL bedelle ipotek tesis edilerek tapu sicillerine kayıt ve tescil edildiği, bilirkişi heyetinin denetime ve hüküm kurmaya elverişli 04/08/2020 tarihli raporunda asıl borçlu … Tesis Yatırımları … San. Tic. AŞ’nin davalı alacaklıya toplam 565.321.162,17 TL borçlu olduğu, takip talebinde talep edildiği gibi yıllık % 58 oranında temerrüt faizi ile belirlenen faiz tutarı üzerinden % 5 oranında Bsmv talep edilebileceği, takibin bu şekilde devamında usulsüzlük bulunmadığı, borçlular tarafından ileri sürülen ek sözleşmeler dikkate alınarak hesaplama yapılması halinde 564.321.162,17 TL borcun bulunduğu, takip talebindeki gibi yıllık % 58 oranında temerrüt faizi ile belirlenen faiz tutarı üzerinden % 5 oranında Bsmv talep edilebileceği, takibin bu şekilde devamında usulsüzlük bulunmadığı, asıl borçlu … San ve Tic İth. İhr. Ltd Şti’nin davalı alacaklıya toplam 1.321.524,26 TL borcunun bulunduğu, takip talebinde talep edildiği gibi yıllık % 58 oranında temerrüt faizi ile belirlenen faiz tutarı üzerinden % 5 oranında Bsmv talep edilebileceği, takibin bu şekilde devamında usulsüzlük bulunmadığı, şu halde bilirkişi raporunda hesap edilen asıl alacak miktarının takipte talep edilen 3.900.000 TL olan toplam ipotek limitinden fazla olduğu, borçluların ipotek limitini aşacak şekilde takip yapıldığı iddialarının yerinde olmadığı, davalı alacaklı banka tarafından yapılan takipte usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde; takibe konu ipoteğin davalı alacaklı nezdinde açılacak kredi hesabının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilen teminat (üst sınır) ipoteği niteliğinde olduğunu, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız para borcu ikrarı içermediğini, alacaklı tarafından gönderilen hesap kat ihtarnamesine itiraz edildiğini, bu nedenle alacak miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, ipotek limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmalarına rağmen takip talebi ve icra emrinde bu hususun belirtilmediğini, ipotek limitini aşar şekilde faiz ve masrafların talep edildiğini, bu nedenle haklarında ilamlı takip başlatılamayacağını, bilirkişi tarafından düzenlenen 2. ek raporda da belirtildiği gibi ek sözleşmelerdeki temerrüt faiz oranı olan “’değişken libor (6 aylık) + %6,40 (akdi faiz) + %2 temerrüt faizi” geçerli kabul edilerek uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından şikayetçi borçlular aleyhine toplam 688.015.783,96 TL miktarlı alacak için ipotek limitleriyle sınırlı olarak 3.900.000 TL’nin tahsili için İİK’nun 150/ı maddesine göre ilamlı takip başlatıldığı, icra emrinin şikayetçilere 24.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetin süresi içerisinde, 30.07.2018 tarihinde yapıldığı, İİK 150/ı maddesi uyarınca ilamlı takip başlatılarak icra emri gönderilmesinde usulsüzlük bulunmadığı, şikayetçilerin gönderilen hesap kat ihtarlarına yasal 8 günlük süre içerisinde itirazda bulundukları, alacak miktarının kesinleşmediği, bu nedenle alacaklı banka kayıtları ve taraların delilleri dikkate alınarak yaptırılan bilirkişi incelemesinde alacaklı bankanın ana para alacağının 549.129.247,69 TL olduğunun belirlendiği, şikayetçi borçluların ana para alacağının miktarı yönünden istinaf nedeni ileri sürmediği, faiz oranlarına itirazda bulunulduğu, davalı alacaklının ana para alacağının taşınmazlar üzerinde tesis edilen ipotek limitleri toplamından fazla olması ve takibin ipotek limitleri toplamı olan 3.900.000 TL üzerinden başlatılması nedenleriyle alacağa takipten sonraki dönem için faiz işletilemeyeceği, dolayısıyla alacağın faizinin ne şekilde belirlenmesi gerektiğinin şikayete konu takip dosyası yönünden önem taşımadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlular temyiz dilekçesinde; takibe konu ipoteğin davalı alacaklı nezdinde açılacak kredi hesabının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilen teminat (üst sınır) ipoteği niteliğinde olduğunu, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız para borcu ikrarı içermediğini, alacaklı tarafından gönderilen hesap kat ihtarnamesine itiraz edildiğini, bu nedenle alacak miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, ipotek limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmalarına rağmen takip talebi ve icra emrinde bu hususun belirtilmediğini, ipotek limitini aşar şekilde faiz ve masrafların talep edildiğini, bu nedenle haklarında ilamlı takip başlatılamayacağını, bilirkişi tarafından düzenlenen 2. ek raporda da belirtildiği gibi ek sözleşmelerdeki temerrüt faiz oranı olan “’değişken libor (6 aylık) + %6,40 (akdi faiz) + %2 temerrüt faizi” geçerli kabul edilerek uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 149 ve 150/ı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.