YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5118
KARAR NO : 2009/6986
KARAR TARİHİ : 28.04.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 117 ada 1 parsel sayılı 2856,30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Şubat 1967 tarih 19 nolu tapu kaydı ile tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamından ve özellikle keşif sonucu bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporundan, çekişmeli 117 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, bitişikteki 2 parselle birlikte, memleket haritasındaki ve paftasındaki konumuna göre, 101 ada 1 nolu orman parselinin ortasında ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında ormaniçi açıklık niteliğinde olduğu ayrıca memleket haritasındaki konumuna göre çalılık rumuzlu yeşil alanda kaldığı ve eğiminin % 5-10 olduğu ve parsel sınırlarında sıra ve münferit halde saçlı meşe ağaçlarının olduğu anlaşılmaktadır. Dayanak tapu kaydı gereği gibi uygulanıp, … bilirkişi tarafından kroki üzerinde tapu kaydı sınırları açıkça gösterilmediği için tapu kaydının uyup uymadığı denetlenememektedir. Kadastro tutanağı arasında bulunan ifraz krokisi uygulanmamış, ifraz krokisinde adı geçen kişilere ait taşınmazlar zeminde tespit edilmemiştir.
Davalı taşınmaza komşu 117 ada 2 parselin Kadastro Mahkemesinin 2006/888 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu anlaşıldığından, dava dosyası aslı getirtilerek bu dosya ile birleştirilmeli, 118 ada 1 ve 2 parsellere ait kesinleşme şerhli kadastro tutanakları, davalı ise dava dosyaları aslı getirtilerek, kök tapunun uygulandığı tüm dava dosyaları birleştirilerek görülmelidir. Mahkemece yeniden yapılacak keşifte dayanak tapu kaydı uygulanarak, dava konusu parseli kapsayıp kapsamadığı mahalli bilirkişi ve tanıklar yardımıyla kesin ve net şekilde belirlenmeli, tapu sınırları … bilirkişi krokisi üzerine işlenerek keşfi izleme olanağı sağlanmalı, ifraz krokisi uygulanarak adı geçen kişilerin yerleri zeminde saptanmalı, tapu kaydının uymadığının saptanması halinde taşınmazın memleket haritası ve paftasındaki konumuna göre 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklığı olup olmadığı değerlendirilmelidir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Bu nedenle; mahkemece taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklığı olup olmadığı, orman bütünlüğünü bozup bozmadığı araştırılmalı, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 28/04/2009 günü oybirliği ile karar verildi.