Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9816 E. 2023/2539 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9816
KARAR NO : 2023/2539
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma/Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erbaa İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki imzaya itirazı nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulü ile; İİK’nun 170/3 maddesi gereğince takibin durdurulmasına, kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, şartları oluşmadığından para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın taraflar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun; 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile, Erbaa İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/55 E.–2022/20K. sayılı kararının kaldırılmasına, davacının açmış olduğu davasının kabulü ile, imzaya itirazın kabulü ile; İİK’nun 170/3 maddesi gereğince takibin durdurulmasına, İİK’nın 170/son maddesi uyarınca takip konusu asıl alacak miktarının %20’si oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İİK’nın 170/son maddesi uyarınca takibe konu asıl alacağın %10’u oranında hesaplanan para cezasının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; senetteki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davalı aleyhine % 20’den aşağı olamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek icra takibinin müvekkili yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, herhangi bir şekilde maddi gerçeğe ve bilimsel verilere aykırı bir bilgi içermediği, raporun hukuka uygun olduğu, bu nedenle hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, davalı vekilinin bilirkişi heyetindeki bilirkişilerin grafoloji uzmanı olmadıklarına dair itirazının bilirkişilerin grafoloji uzmanı olduklarının UYAP kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde tespit edilmesi nedeniyle yerinde olmadığı, dava konusu senetler üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığının tespit edilmesi gerekçesiyle davacının imzaya itirazının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili: davalının kötü niyeti sabit ve ortada olduğundan İİK ‘nın 170/4 maddesi gereğince kötü niyet tazminatı talebimizin kabulü gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili; borçlu olduğu halde, davacı sırf borcundan kurtulmak için kötü niyetli olarak imzaya itiraz ettiğini, hatalı rapor hükme esas alınarak imza itirazı kabul edildiğini davanın reddi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının imzaya itirazının kabulüne karar verilmesi yerinde olup, davalı vekilinin istinaf isteminin reddi gerektiği; davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde icra takibinin dayanağı olan bonoların alacaklısı lehtar olup, borçlu davacının ise keşideci olduğu ve bu durumda, lehtar ile imzaya itirazı kabul edilen davacının doğrudan ilişki içinde olduğu belirlendiğinden, alacaklının, senet ön yüzüne imza atan keşideci imzasının, adı geçene ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğunun kabulü gerektiği, davacının istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, takibin durdurulmasına ve tazminat ve para cezası talebinin kabulüne dair yeni bir karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili: hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, raporda imzası bulunan bilirkişilerin Yargıtay içtihatlarında belirtilen özellikleri taşımamakta olup grafoloji alanında uzman olmadığını, ağır kusurlu olmadığını, aleyhine alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatına ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü ilamsız takipte imza itirazı ile takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. İİK’nın 16’ıncı maddesi, İİK’nın 170/ 3, 170/son maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.