Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5734 E. 2008/10426 K. 11.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5734
KARAR NO : 2008/10426
KARAR TARİHİ : 11.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 11/11/2004 günlü dilekçesinde … … … Mevkiindeki 12600 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … arazisi olup, … süreden beri zilyet edildiği, kadastro sırasında 111 ada 114 parsel içinde kaldığı iddiası ile bu bölümün tapusunun iptalini, adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, 111 ada 114 parsel sayılı taşınmazın … Kadastro Mahkemesinin 1995/45- 1996/70 sayılı kararı ile orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İptali istenilen … … 111 ada 114 parsel sayılı taşınmazın 7494184 m2 yüzölçümü ile orman niteliğiyle 1994 yılında genel arazi kadastrosu sonucu Hazine adına tesbit edildiği, dava dışı … …’in … mevkiindeki kısım için açtığı kadastro tespitine itiraz davasının … Kadastro Mahkemesinin 1995/45 E.- 1996/70 sayılı kararı ile reddedilip, taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/12/1996 gün ve 13519 – 16208 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, tapunun bu şekilde oluştuğu anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki; dava büyük orman parseline karşı 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali ve tescil istemi niteliğinde olup, mahkemece taşınmazın başka bir bölümü için başka kişi tarafından açılan ve karara bağlanan kadastro mahkemesi kararı güçlü delil olduğu kabul edilerek ve mahkeme kararı ile hükmen orman olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de önceki davada dava edilen bölüm ile temyize konu dosyada dava edilen bölüm arasında yaklaşık 3 km uzaklık bulunduğu, her iki taşınmazın ayrı ayrı mevkilerde olduğu anlaşıldığından önceki davanın kesin hüküm ya da güçlü delil olmayacağı gözönünde bulundurularak, davacının tüm delilleri toplanıp dava edilen bölüm hakkında gerekli araştırma yapılarak işin esasına girilmesi ve dava edilen bölüm hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelemesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.