Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/10408 E. 2008/12846 K. 13.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10408
KARAR NO : 2008/12846
KARAR TARİHİ : 13.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 134 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, kendisi adına kadastroda tespiti yapılan 121 ada 28 sayılı parselin yüzölçümünün eksik ölçüldüğü, eksikliğin davalı parselde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin bilirkişi krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1367.42 m2’lik bölümün davacı adına, parselin geriye kalan (B) harfiyle gösterilen 34396956.08 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1744 Sayılı Yasaya göre 14.10.1976 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Davacı gerçek kişi, … Köyü 121 ada 28 parsel numaralı taşınmazın kadastro sırasında kendi adına tespitinin yapıldığını, ancak 1,5 – 2 dönüm kadar bir alanın komşu 134 ada 1 numaralı orman parseli içerisinde ölçüldüğünü ileri sürerek bu parsele yönelik olarak dava açmıştır.
Mahkemece kadastro ve tapu sicil müdürlüğü ile yapılan yazışmalarda, çekişme konusu olan 134 ada 1 numaralı orman parselinin 1976 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kalması ve tapuya tescil edilmiş olması nedeniyle kadastro tespit tutanağı düzenlenmeden, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince ada ve parsel numarası verilerek tapu kütüğüne olduğu gibi aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Kural olarak; 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesine göre kadastro mahkemesinin görevi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Somut olayda tutanak düzenlenmediğine göre davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. (H.G.K.’nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 sayılı kararı da bu yöndedir.) O halde, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; dava komşu olmadığı halde tutanağı davalı olarak mahkemeye gönderilen 121 ada 28 parselin tutanağının olağan usullere göre kesinleştirilmesi için tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmemiş olması da doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.