Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/1942 E. 2008/5519 K. 07.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1942
KARAR NO : 2008/5519
KARAR TARİHİ : 07.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolunda kurulan 22.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili Av…. tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.04.2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden Nuh Çimento vekili Av…. geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Şirket vekili dava dilekçesinde Körfez İlçesi, … Köyünde bulunan ve 1965 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda kişiler adına tesbit ve tescilleri yapılan bir çok parseli değişik tarihlerde satın aldıklarını, daha sonra bu parsellerin birleştirilmesi sonucu 4364 numaralı parselin oluştuğunu ve davacı şirket adına tapuya tescil edildiğini, birleştirilen parsellerin memleket haritasında yer yer üzüm bağı, yer yer maki cinsinden çalılık ve açıklık alan olduğunu ve 1951 yılında makiye ayrıldığı halde, bu durumu gözönünde bulundurmayan 1 Nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1986 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu orman sınırı içine alınmasının yanlış olduğunu iddia ederek taşınmazın orman sınırları dışında kaldığının tespitini ve orman sınırlamasının iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemenin, “çekişmeli taşınmazın makiye ayrılan yerlerden olduğu ve 1965 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında da kişiler adına tespit edilip kesinleştiğini, 1987 yılında yapılan 2/B madde uygulamasının yasal olmadığından davanın kabulüne ve bu parsel hakkındaki orman sınırlandırılmasının iptaline” dair verdiği 01.10.2002 gün ve 1999/283-2002/739 sayılı karar, davacı … Yönetiminin temyizi üzerine Dairenin 2004/7486-9952 sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve Fenni Bilirkişi … ve Orman Bilirkişiler …, … ve …’ın düzenlediği 03.01.2006 tarihli krokide (F) ve (G) ile gösterilen toplam 97978 m2’lik kısmın orman olmadığının tespitine, A – B – C – D – E – H – J – K – I – M – N O – P – R harfleri ile gösterilen toplam 168318 m2’lik bölümlerin de orman olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm davacı Şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1951 yılında yapılan makiye ayırma işlemi ve 22.04.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu 1965 yılında yapılmış ve sonuçları 09.05.1965-09.06.1965 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydına dayalı olarak 10 yıllık yasal süre içinde açılan yanlış aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.
Hükmüne uyulan Dairenin bozma kararında 1986 yılında yapılan işlemin orman kadastrosu olduğu belirtilmişse de, getirilen evraklardan bu işlemin 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun aplikasyonu olup Dairenin 1986 yılında yapılan işlemin orman kadastrosu olduğu konusundaki değerlendirmenin maddi yanılgıya dayalı olduğu, 1986 yılına ait orman kadastro komisyonunun (2) nolu tutanağından, “yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1948 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarının araziye aktarılmasını sağlayacak tutanak ve ölçü değerlerinin bulunamadığı, bu nedenle Resmi Gazetede yayınlanan tutanak özeti ve tahdit haritasında yararlanılarak aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının yapıldığı” anlaşılmaktadır. Aplikasyon yeni bir kadastro işlemi olmayıp, o yerde daha önce yapılan orman kadastrosuna ait tutanaklar ile bu tutunaklarda tanımlanan ölçü değerleri, açı ve mesafeleri yazılı OSN’larının bulunup yeniden ihyası ile orman kadastro haritası ve tutanaklarının güncelleştirilmesi işlemidir. Aplikasyon işlemi ile orman sınırları daraltılamaz ya da genişletilemez. İlk orman kadastrosuna ait tutanaklardan, hava fotoğrafları ve memleket haritasından yararlanılarak aplikasyon işleminin yapılması gerekir. Orman kadastrosuna ait harita ve tutanakların bir örneği Yerel Orman İdaresinde, bir örneği de Orman Genel Müdürlüğü arşivinde bulunması gerekir. 1986 tarihli (2) nolu aplikasyon tutanağında orman tahdit tutanaklarının bulunamadığı yazılı ise de, bunun hangi nedenle bulunamadığı, Genel Müdürlük arşivinde örneğinin olup olmadığı, kaybolmuşsa ne zaman kayıp olduğu, bu konuda idarece tutanak tutulup tutulmadığı ve kaybedenler hakkında yasal işlem yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Öncelikle bu konuların araştırılması Genel Müdürlük arşivinde bulunan örneği varsa getirilip yerine uygulanması gerekir. Ayrıca, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1951 yılında makiye ayırma işlemi yapıldığı ve taşınmazın makiye ayrıldığı bildirilmiş ise de, 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1-e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği” kabul edilmiştir. Davacı şirketin dayandığı tapu kayıtları özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydı olmadığından, somut olayda 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama olanağı bulunmamaktadır. 03.04.1950 tarihinde yürürlüğe giren 5653 Sayılı Yasada kesinleşen orman kadastro sınırları içinde makiye ayırma işlemi yapılacağı ve bu yasanın geriye yürüyerek uygulanacağı konularında hiç bir hüküm bulunmadığı gibi, bu bölgede makiye ayırma çalışması yapan maki komisyonu Yasa ve Yönetmeliğe uygun olarak kurulmadığı ve yine yasa ve yönetmeliğe uygun olarak görev yapmadığı için makiye ayırma çalışmalarına değer verilemeyeceği Dairenin kararlılık kazanan içtihatları gereğidir. Bu nedenle, 1951 yılında yapılan makiye ayırma işlemi davacı şirket yararına hiç bir yasal sonuç doğurmaz.

1948 yılı orman kadastro haritası ile 1986 yılı aplikasyon haritasında çok açık farklılıklar vardır. 1948 haritasında yol ve derelerin kesiştiği yerlerde yada belli dere ve şose üzerinde bulunan OSN’lerin aplikasyon haritasında değişik ve bu noktalara uzak yerlere konulduğu görülmektedir.
Bu cümleden olarak, dava dosyası içindeki 3116 Sayılı Yasa gereğince 1948 yılında 1/10.000 ölçekli orman kadastro haritasında …, …, … ve … Devlet Ormanlarına ait 15336, 15337, 15338……15369 ve … Devlet Ormanının 7813, 7814, 7815 numaralı orman sınır noktaları ile çevrili kapalı poligon içinde kalan yerin orman sınırları dışında bırakıldığı, bu alanın batısındaki … Devlet Ormanının batı sınırını oluşturan 15427, 15428 nolu orman sınır noktaları ile … Devlet Ormanını belirleyen 15920 nolu, aynı ormanın güney sınırını belirleyen 15373, 15377, 15380 nolu orman sınır noktalarına olan uzaklıkları ile Haydarpaşa–İzmit Demiryolu, Bahçıvan Deresi, Amberli Deresi, Yuvan Deresinin tahdit haritası ile memleket haritasındaki yerleri dikkate alınarak 1986 yılında yapılan aplikasyon harikası ile çakıştırıldığında, bu iki haritadaki orman sınır noktaları arasındaki kırık çizgilerin ve uzaklıkların birbiri ile uyumlu olmadığı, 1948 tahdidinde 15366, 15367, 15368 nolu OSN noktaları ile 15330 numaralı OSN noktası arasında orman olarak bırakılan alan bulunduğu halde 1986 yılında yapılan aplikasyon haritasında bu alanın ortadan kaldırıldığı, 15367 numaralı OSN noktası ile 15925 numaralı OSN noktası arasındaki mesafenin gözle görülür şekilde fazla, buna karşılık 15340, 15342 numaralı OSN noktaları ile 15427, 15428 numaralı OSN noktaları arasındaki uzaklığın kısaldığı, yine … Devlet Ormanının güney sınırını belirleyen 15379 numaralı OSN notası ile 15349, 15350 numaralı OSN noktası arasında bulunan mesafenin azaldığı ve OSN noktaları arasında bulunan kırık çizgilerin birbiri ile uyumlu olmadığı, 15379 numaralı OSN noktasının 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdid haritasına göre kuzeyde 15349 numaralı OSN noktası ile yine 15911 numaralı OSN noktasının 15364, 15365 numaralı OSN noktalarının kuzey-güney istikametinde aynı hat üzerinde olduğu, aplikasyon haritasında bu noktaların aynı doğru üzerinde bulunmadığı, 15379 ve 15911 numaralı OSN noktalarının doğuya kaydırıldığı görülmektedir.
1948 yılında yapılan orman tahdidi sırasında …, …, … ve … Devlet Ormanlarının içinde kalan 15336, 15337, 15338……15369 ve … Devlet Ormanının 7813, 7814, 7815 numaralı orman sınır noktaları ile çevrili kapalı poligon içinde bulunan ve orman sınırları dışında bırakılan alanın 1986 yılı aplikasyon haritasında belirlenen alana şekil olarak benziyor ise de, bu alanın etrafındaki kırık OSN’ları biribiri ile uyumsuzdur. 1986 yılı aplikasyon uygulaması sırasında bu alanın bir bütün olarak batıya doğru kaydırıldığı, haritaların birbiri ile çakışmadığı görülmektedir.
1986 yılında yapılan ve 22.04.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen işlem bir aplikasyon işlemidir. Aplikasyon ile ilk orman tahdit sınırları değiştirilemez, aplikasyon haritasının tahdit hartası ile uyumlu olması gerekir. Bu nedenle, öncelikle dava konusu ormanın kuzey komşusu … Köyü sınırları içindeki … Devlet Ormanına ait 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosuna ilişkin harita ve tutanaklar getirtilmeli, yine (2) nolu 13.09.1986 tarihli aplikasyon tutanağında kaybolduğu bildirilen 3116 Sayılı Yasa hükümlerince 1948 yılında orman tahdidine ilişkin tutanak ve ölçü değerlerinin bulunup bulunmadığını, kayıp olmuşsa buna ilişkin tutanak düzenlenip düzenlenmediği, sorumlular hakkında işlem yapılıp yapılmadığı Orman Genel Müdürlüğü arşivinde olup olmadığı araştırılarak, 3116 Sayılı Yasa hükümlerince 1948 yılında orman tahdidine ilişkin tutanak ve ölçü değerleri bulunursa bu belgeler ile 1948 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidine ilişkin var olan diğer tüm belgeler ve 1948 yılı tahdidine esas alınan eski tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritası getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve iki harita mühendisi yada fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişilerin yardımı 1948 tahdidinde kullanılan aletlerin niteliği de belirlenip, aynı ölçü tekniği ve 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak ve 1948 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca yapılan orman tahdidine ilişkin orman tahdit haritasında sabit nokta olarak tespit edilen Haydarpaşa–İzmit tren hattı, Eski İstanbul–İzmit Karayolu, Bahçıvan, Amberli ve Yuvan Dereleri dikkate alınarak ve bu yerler 1948 yılında yapılan orman tahdidine esas olan memleket haritası üzerinde tespit edilip, eski tarihli memleket haritası ile orman kadastro haritasında gösterilen bu değişmez sınır noktalarının bulundukları yerler zeminde tespit edilerek, kadastro ve aplikasyon haritası üzerinde bu yerler işaretlenmeli, komşu ormanlara ait tahdit haritası ve tutanaklarından yararlanılmalı, uyuşmazlığın çözümünde önemli olan Bahçıvan Deresinin geçtiği 15390, 15391 OSN‘nın, Yuvan Deresinin geçtiği 153379 ve 15380 OSN’nın ve Amberli Deresinin geçtiği 15373 ve 15904 OSN’nı yerleri kadastro, aplikasyon ve memleket haritaları ile arazide bulunmalı, orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmeli, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmeli, bu noktanın memleket haritası fotogometri yöntemiyle düzenleyen arazi kadastro paftası ile aplikasyon haritaları üzerinde gösterilmeli, 1948 tahdit haritası, kadastro paftası, aplikasyon haritası ve memleket haritası ile irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, memleket haritası, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu paftası ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, memleket haritası orijinal-renkli (renkli fotokopi), 1948 yılında yapılan orman tahdidine ilişkin tahdit haritası ve kadastro paftası memleket haritasının ölçekleri birbirine, daha sonra da bu üç harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın yeri belirlenmeli, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak ve memleket haritasında gösterilen dere ve yer isimleri ile 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılan orman tahdit haritasında gösterilen dere ve yollar ile diğer mevki isimlerinden yararlanılarak değişik açı ve uzaklıklardaki orman sınır noktaları bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı ve bilirkişilerden bu konularda müşterek imzalı gerekçeli rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması nedeni ile yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verilmesi gerektiği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 07/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.