Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9911 E. 2023/2716 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9911
KARAR NO : 2023/2716
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki imzaya itiraz davasından dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazının reddine, icra takibinin geçici olarak durdurulmasına karar verilmediğinden davacı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına,karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; senedin tanzim edildiği tarihte müvekkilinin henüz öğrenci olduğunu, müvekkilinin alacaklı tarafı tanımadığını, bonodaki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek taleplerinin kabulü ile takibin durdurulmasına, kötü niyetli alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine ve alacağın %10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde yer alan hususların maddi ve hukuki dayanaktan yoksun mesnetsiz, gerçeği yansıtmayan iddialar olduğunu belirterek haksız ve kötü niyetli yapılmış olan itirazların reddedilmesi ve karşı tarafın icra inkar tazminatı ile para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yasal, bilimsel, gerekçeli, konunun izlenmesine ve denetlenmesine elverişli rapora göre davaya konu edilen senet üzerindeki imzaların borçlunun eli ürünü olduğu belirtilerek imzaya itirazının reddine, 03.07.2020 tarihli tensip tutanağının dokuz nolu ara kararı ile sadece satışın yapılamamasına karar verildiği, İİK’nın 170/2. maddesi kapsamında icra takibinin geçici olarak durdurulmasına karar verilmediğinden alacaklının borçlu aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Alacaklı istinaf başvurusunda; yerel mahkemenin tarafları lehine kötü niyet ve para cezasına hükmetmemesinin yerleşik Yargıtay kararlarına ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Borçlu istinaf başvurusunda; hükme esas alınan raporun sağlıklı, denetime elverişli ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli bir rapor olmadığını, dosya kapsamında beş adet rapor olduğunu, ilk dört raporun evrak eksikliği nedeni ile kanaat verilemeyeceği yönünde olduğunu, soruşturma dosyasındaki bu raporlardan sonra mahkeme dosyasına sunulan rapor arasındaki çelişkiler giderilmeden sağlıklı bir imza incelemesi yapılmadan yazılı şekilde karar ihdas edildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan imza örneklerinden takibe konu senetteki imzanın davacı borçluya ait olduğu anlaşıldığından daha fazla belge toplanmaması ve/veya takibe konu senet tarihine yakın belge üzerinde inceleme yapılmamasının sonuca etki etmeyeceği, bonodaki imzanın itiraz eden borçluya ait olduğunun anlaşıldığı borçlunun imzaya itirazının reddine, takibin geçici durdurulmasına dair mahkemece karar alınmadığından borçlu aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmemesi yönünde verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Alacaklı temyiz başvurusunda; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Borçlu temyiz başvurusunda; bilirkişi raporunun hükme esas teşkil edecek sağlıklı ve denetime elverişli ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli bir rapor olmadığı, incelenen mukayese konulu belgelerin iki adet dekont ile bir adet vekaletmameden ibaret olduğu bu kadar az ve yetersiz belge ile mukayese yapılabilmesi mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık imzaya itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 68/ a, 170. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Taraflarca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.