Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8974 E. 2023/1889 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8974
KARAR NO : 2023/1889
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlular dava dilekçesinde; ipotek akit tablosu, kayıtsız şartsız borç ikrarını ihtiva etmediğini, takibe konu ipoteğin, limit ipoteği olduğunu, hesap kat ihtarına 8 gün içinde itiraz ettiklerini, kesinleşmiş muaccel bir borcun varlığından söz edilemeyeceğini, borçlu şirket hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/838 E. sayılı dosyası ile açılan konkordato davasında 11.11.2019 tarihinden itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verildiğini, bankanın alacağı Mahkemenin tedbir kararı gereği takip yasağı kapsamında olduğunu, borçlular arasında zorunlu takip arkadaşlığı olduğunu, borçlu şirket hakkında takip yasağı bulunduğuna göre, İİK 149. maddesi uyarınca, ipotekli gayrimenkulün maliki hakkında da takip başlatılamayacağını iddia ederek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Dava dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmeden dosya üzeri karar verildi.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hesap kat ihtarnamesine itiraz edilmiş olmasının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapma hakkını ortadan kaldırmayacağı, borçluya borca itiraz imkanı vereceği, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermese de alacaklı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip hakkı bulunduğu, konkordato kararının İİK m. 206 gereğince rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasına engel olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde; hesap kat ihtarına süresi içerisinde itiraz edildiğini, davalı bankanın alacağını İİK 68/b maddesi çerçevesinde bir belge ile ispatlaması gerektiğini, mahkemece alacağın İİK 68/b maddesi çerçevesindeki belgelerle ispat edip edemediği hususunun banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, takip tarihi itibariyle borçlu şirket hakkında verilen konkordato mühlet kararı mevcut olduğunu, zorunlu takip arkadaşlığı nedeniyle iki borçluya karşı da takip başlatılamayacağını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların dava dilekçesinde hesap kat ihtarında talep edilen borç miktarına açıkça itiraz etmediği, hesap kat ihtarına itiraz edildiğini, bu nedenle aleyhlerine ilamlı takip yapılamayacağını beyan ettiği, hesap kat ihtarında talep edilen borç miktarına itirazlarını ilk olarak istinaf aşamasında ileri sürdükleri, HMK’nın 357. maddesi gereğince bu iddianın istinaf incelemesi sırasında dikkate alınmasının yasal olarak mümkün olmadığı, İİK’nın 150/ı maddesine göre ipotek akit tablosunun kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmesi şart olmadığı, hesap kat ihtarına itiraz edilmiş olmasının İİK’nın 150/ı maddesi uyarınca ilamlı takip başlatılmasına engel olmadığı, konkordato davasında verilen tedbir kararı kapsamına ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibin dahil olmadığı, tedbir kararının yalnızca rehinli malın satışına engel olacağı, ipotekli takip başlatılmasına engel olmayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlular temyiz dilekçesinde; istinaf kararında borca itirazın ilk kez istinaf aşamasında ileri sürüldüğü tespiti yapılmış ise de davanın en başından itibaren borca itiraz iddialarının devam ettiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen hesap kat ihtarlarına olan itirazlarının bile tek başına borca itiraz niteliği taşıdığını, hesap kat ihtarının muhteviyatına itiraz edilmiş olmasının kesinleşmiş bir borç bulunmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu, mahkemece davalı banka kayıtları celp edilmeksizin ve bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmaksızın dosya üzerinden davanın reddine karar verilmiş olması hukuka aykırı olduğunu, hesap kat ihtarı bir belge veya ilam niteliği kazanmadığını, İcra Müdürü tarafından takibe dayanak akit tablosunun kayıtsız şartsız borç ikrarını içerip içermediğinin incelenmesi gerektiğini, davalı bankanın alacağını İİK 68/b maddesi çerçevesinde bir belge ile ispatlaması gerektiğini, mahkemece alacağın İİK 68/b maddesi çerçevesindeki belgelerle ispat edip edemediği hususunun banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, takip tarihi itibariyle borçlu şirket hakkında verilen konkordato mühlet kararı mevcut olduğunu, zorunlu takip arkadaşlığı nedeniyle iki borçluya karşı da takip başlatılamayacağını iddia etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 16, 150/ı, 295. maddeleri ile, 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlular temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.