Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/17610 E. 2007/1987 K. 20.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17610
KARAR NO : 2007/1987
KARAR TARİHİ : 20.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyü 57 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının yörede 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini bu kısımlara davalının elatmanın önlenemesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin (A1)=1146.94 m2, (A2)=30.76 m2, (A3)=62.22 m2 ve (A4)=994.02 m2’lik kısımlarının davalı adına olan tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, davalının bu yerlere elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada kısmen orman tahdit sınırları içinde kalan yerlerden olduğu; ilk orman tahdidinin pusulalı kem ölçme aleti ile semt açısı ve mira ile kenar ölçüleri alınarak yapıldığı, ölçü değerlerinin sabit noktalara bağlanamadığı; açık geçki (güzergah) yönteminin kullanıldığı harita çözümlerinin ise ölçü tarzına benzer şekilde grafik olarak elle çizilerek yapıldığı, bu nedenle hata payının yüksek olduğu, bu tahdidin ancak tutanaklar ile zeminde mevcut bulunan sabit noktalardan yararlanmak suretiyle uygulanabileceği; nitekim 96 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca 1976 yılındaki aplikasyon ve 2. madde uygulamasının bu yönteme uygun yapıldığı; uyuşmazlığın çözümünde bunun esas alınması gerektiği gözetilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/02/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.