YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3978
KARAR NO : 2023/3665
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
KARARLAR : Mahkûmiyet
Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2019/960 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 kez 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 13.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.04.2022 tarihli ve 2022/735 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/55997 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/55997 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, müştekinin sanığın kardeşi olduğu, sanığın müşteki adına sahte bir kimlik çıkarttığı, kimlik belgesinde müştekinin bilgileri olmasına rağmen, fotoğraf kısmında sanığın fotoğrafının yapıştırılmış olduğu, sanığın bu sahte kimliği kullanarak 5 ayrı GSM hattı çıkardığı, ayrıca Ev Shop isimli alışveriş merkezinden sözleşme imzalayarak televizyon satın aldığı olayda her ne kadar Mahkemesince sanığın özel belgede sahtecilik suçundan 6 kez cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 16/06/2020 tarihli ve 2017/23999 esas 2020/5901 karar sayılı ilamında ‘Sanığın, katılana ait nüfus cüzdanını yolda bulduğu, katılana ait resmi nüfus cüzdanından sökerek yerine arkadaşının oğlu olan temyiz dışı çocuk sanığın resmini yapıştırdığı, suça sürüklenen çocuğun, sanığın yönlendirmesi ile oluşturulan sahte nüfus cüzdanı ile ilk önce bir AVEA bayiine gittiği, katılan adına AVEA’ya ait iki adet abonelik sözleşmesi imzaladığı ve iki adet AVEA hattı çıkarttırdığı…şeklinde gerçekleşen somut olayda, özel belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede; Hüküm tarihinden önce 10/11/2008 gün ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki ‘İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez’ ve 5. fıkrasındaki ‘Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz’ hükmü karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan yazılı şekilde hüküm tesisi, kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA’ şeklinde belirtildiği üzere, sanığın eyleminin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçunu oluşturduğu, eylemin 5809 sayılı Kanunu’na aykırılık oluşturduğunun kabulü halinde de, suç ve karar tarihinden önce 10/11/2008 tarihli ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na 6518 sayılı Kanun ile eklenen 4. maddesinde yer alan, ‘Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz.’ ile aynı Kanun’un 63/10. maddesinde yer alan, ‘Bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.’ şeklindeki düzenlemeler uyarınca anılan Kanun’un 63/10. maddesi kapsamında müşteki adına 5 adet GSM hattı çıkarılması eylemleri nedeniyle üzerine atılı bulunan suç bakımından sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eylemin özel belgede sahtecilik suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesine göre ‘Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi’ durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, somut olayda suça konu katılanın rızası ve bilgisi dışında çıkarılan GSM hatlarına ait abonelik sözleşmelerinin farklı tarihlerde düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, bu abonelik sözleşmeleri açısından zincirleme suç hükümleri uygulanarak 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesine göre verilecek cezadan artırım yapılması gerekirken, her bir sözleşme tanziminin ayrı eylem kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
3-Sanığın müştekiye ait sahte nüfus cüzdanını kullanarak 12/11/2015 tarihinde Ev Shop isimli alışveriş merkezinden alışveriş yapmak şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158/1-d maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde anılan Kanun’un 207/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2019 tarihli 2019/15944 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın kardeşi adına düzenlenmiş ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanı ile farklı tarihlerde 5 adet GSM abonelik sözleşmesi düzenlettirdiği ve … isimli alışveriş merkezinden televizyon alışverişi yaptığı sırada düzenlenen satış sözleşmesine de kardeşi yerine imza attığı iddia olunarak özel belgede sahtecilik suçundan 6 kez cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2019/960 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bu suçtan mahkûmiyet kararları verildiği anlaşılmıştır.
2. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesi uyarınca, hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı belirlenmiştir.
3. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun (5809 sayılı Kanun) abone ve cihaz kimlik bilgilerinin güvenliği başlıklı 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası; “işletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez.
” şeklinde ve aynı Kanun’un cezai hükümler başlıklı 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası; “bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın, katılan adına müracaat ederek bilgi ve rızası dışında 5 adet GSM abonelik sözleşmesi düzenlettirmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi uyarınca, özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve eylemin zincirleme şekilde gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5 kez ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebindeki (1) ve (2) numaralı düşünceler yerinde görülmüş, her ne kadar kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamede, “…sanığın müştekiye ait sahte nüfus cüzdanını kullanarak 12/11/2015 tarihinde Ev Shop isimli alışveriş merkezinden alışveriş yapmak şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158/1-d maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde anılan Kanun’un 207/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesinin de Kanun’a aykırı olduğu…” belirtilmiş ise de, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılmış bir dava bulunmadığından kanun yararına bozma isteminin (3) numaralı düşünce yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (3) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemindeki (1) ve (2) numaralı düşünceler yönünden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE,
3. Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2019/960 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.