Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/558 E. 2023/3671 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/558
KARAR NO : 2023/3671
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
KARAR : Mahkûmiyet

Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2020/422 Esas, 2021/854 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 26.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 2022/335 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149167 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149167 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın müşteki … İnce’nin damadı olduğu, müştekinin adına faturalı Led Tv’yi, müştekinin emanet olarak bırakması sonrası alarak gitme şeklindeki eylemi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; malvarlığına karşı işlenen suçlarda şahsi cezasızlık halini düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 167/1-b maddesinde yer alan “Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; … b)Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın, … zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca, sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmü yer almaktadır.
3. 5237 sayılı Kanun’un şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep başlıklı 167 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların…üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın…zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.” denilmektedir.
4. 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi; “İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen…şahsî cezasızlık sebebinin varlığı…dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
5. İncelenen dosya içeriğine göre; sanığın, kayınvalidesi olan katılana ait ve emanet olarak ikametine bırakılan televizyonu, bulunduğu yerden alıp götürmek suretiyle atılı suçu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; suç tarihinde katılanın damadı olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 167 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
6. Sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2020/422 Esas, 2021/854 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından; sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.