YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13434
KARAR NO : 2023/10517
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.07.2010 tarihli ve 2009/1309 Esas, 2010/981 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından beraatine karar verilmiştir.
B. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.07.2010 tarihli ve 2009/1309 Esas, 2010/981 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23.03.2015 tarihli ve 2013/8032 Esas, 2015/25076 Karar sayılı kararı ile;
“Katılan M. P. ile tanıklar B. P., U. P. ile Ç. M. P.’nin soruşturma ve kovuşturma evrelerinde, sanığın elinde balta ile tehdit içeren sözler söylediği ve hakaret ettiği yönünde anlatımda bulundukları, sadece tanık A. P.’nin soruşturmadaki ifadesine göre farklı beyanda bulunarak duruşma ifadesinde ısrar ettiği, ilk ifadelerinden yaklaşık sekiz ay sonra duruşmada dinlenen tanıkların, şikayet dilekçesinde bildirildiği ve kendilerinin de ifade ettikleri gibi birden fazla olay olması nedeniyle, iddianamede tanımlanan eylemi tam olarak hatırlamalarının ve duruşmada da önceki ifadelerinin aynısını tekrarlamalarının beklenemeyeceği, ayrıntılarda ihmal edilebilir farklılık olsa bile katılan ve tanıkların, sanığa yüklenen eylemi özünde birbirleri ile uyumlu şekilde ifade ettikleri gözetilmeden, “anlatımlar arasında bariz mübayenetler bulunduğu ve bu mübayenetlerin giderilemediği, katılanın açtığı şuf’a davasını kaybetmesinin verdiği kızgınlıkla atfı cürümde bulunmuş olabilecekleri yönünde kuvvetli şüphe oluştuğu” şeklindeki gerekçeyle beraat kararı verilmesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2015/502 Esas, 2015/799 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin bir ve dördüncü fıkraları ve 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
D. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi üzerine, … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/492 Esas, 2021/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin bir ve dördüncü fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
A. Beyanlar arasında çelişki bulunduğuna,
B. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Mahkemece, “Müştekinin aşamalardaki beyanları arasındaki mübayenetler, müştekinin yakın akrabası olan ve sanıkla aralarında müştekiden dolayı husumet bulunduğu anlaşılan tanıkların gerek olayın meydana geliş şekli, gerek olay yerinde bulunanların kimliği, gerek sanığın söylediği iddia olunan sözlerin içeriği ve söyleniş şekli yönünden öncelikle aşamalardaki kendi beyanları arasındaki mübayenetler, gerekse bire bir anlatımları arasındaki bariz mübayenetler bulunduğu, mübayenetlerin giderilemediği, tüm dosya kapsamına göre müştekinin açtığı şuf’a davasını kaybetmesinin etkisi ile yakın akrabası olan ve sanıkla birlikte aynı binada yaşayan tanıklarla birlikte davayı kaybetmenin verdiği kızgınlıkla atfı cürümde bulunmuş olabilecekleri yönünde kuvvetli şüphe oluştuğu, oluşan şüphenin aksinin giderilemediği, müştekinin ve tanıkların mücerret ve mübayenetli oluşa dair anlatımlarına da taraflar arasındaki husumet nedeni ile itibar edilemeyeceği, aksi kanıtlanamayan şüpheden sanığın yararlanması gerektiği” şeklindeki beraate yönelik gerekçe yazıldıktan sonra, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmak suretiyle hükümle gerekçe arasında çelişkiye yol açılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/492 Esas, 2021/126 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.