YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/107
KARAR NO : 2023/10595
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/161645 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 148/1-a, 53/1, 63/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/499 Esas ve 2018/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 148/1, 62, 53, 58/6, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılması, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 2018/2962 Esas, 2019/813 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri,
1. Sanık aleyhine delil bulunmadığına,
2. Katılanın ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğuna ve bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğuna, iddia ettiği gibi, aracın plakalarını değiştirdiğine ilişkin herhangi bir görüntü kaydı olmadığının da bahsi geçen tutanaktan anlaşıldığına,
3. Suçun maddi ve yasal manevi unsurlarının oluşmadığına,
4. Katılanın adli raporda belirtilen yaralanmasının, sanığın fiili nedeniyle meydana geldiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığına,
5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanı arayan sanığın ondan 57.000,00 TL değerinde mal almak için anlaştığı, bu malzemeyi, karşılığı olan parayı bankadan çekip vereceğini söyleyerek aracına yüklettiği, parayı çekmek için bankaya giderken yolda yemek yemeye karar verdikleri, araçtan inip lokantaya giderken sanığın koşarak aracına binip malzemeyle birlikte kaçmaya çalıştığı, katılanın durumu farkedip de koşarak aracın şöfor kapısını tuttuğu, ancak sanığın durmayarak aracı sürmeye devam ettiği, bu nedenle katılanın araçla birlikte sürüklendiği ve yaralandığı, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Katılanın aşamalarda özde değişmeyen beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Sanığın tevil yolu ile ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Katılanın yaralanması belirten Yenimahalle Eğitim Araştırma Hastanesinin 06.10.2017 tarihli ve adli muayene raporu, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunu belirten … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12.10.2017 tarihli raporu, 27.10.2017 tarihli rapor dava dosyasında mevcuttur.
5. Kolluğun düzenlediği 10.10.2017 tarihli cd. İzleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suçun Unsurlarının Oluşmadığına, Delil Yetersizliğine, Beraat Kararı Verilmesine ve Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden,
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın aşamalarda özde değişmeyen beyanları, sanığın savunması ile Kırklareli Devlet Hastanesinin 06.10.2017 tarihli adli muayene raporu karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 2018/2962 Esas, 2019/813 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 13.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.