YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/18500
KARAR NO : 2020/10144
KARAR TARİHİ : 20.02.2020
Sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret, gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapma ve iftira suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/03/2018 tarihli ve 2018/21153 soruşturma, 2018/24494 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii … 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/05/2018 tarihli ve 2018/2330 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
… Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, eylemlerinde herhangi bir suçun unsurlarının bulunmadığından bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, müştekinin müvekkili hakkında cinsel saldırı suçundan yapılan soruşturması sırasında, müvekkiline ait bir kısım dijital materyallere el konulduğu, söz konusu soruşturma sonunda kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama neticesinde müştekinin müvekkilinin beraatine dair … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2015 tarihli ve 2015/25 esas, 2015/327 sayılı kararının verilmesini müteakip, Avukat … Levent’in, anılan mahkemeye katılan vekili sıfatıyla başvurarak dosya kapsamındaki dijital materyallerin imajlarını aldıktan sonra, şüpheliye vererek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 67/6. maddesi uyarınca Uzman Mütalaası düzenlenmesi talebinde bulunduğu, şüpheli tarafından anılan dijital materyallerin çözümlenmesi sonucunda düzenlenen …/03/2017 tarihli raporda, müştekinin müvekkili ile arasındaki mail yazışmaları ve diğer mail yazışmalarına yer verildiği gibi, müstehcen içeriklere de rastlanıldığının belirtildiği somut olayda, söz konusu raporun şüpheli tarafından gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin iddia edilmesi karşısında, … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2015 tarihli kararını kapsar dosya aslının getirtilerek, öncelikle sözü edilen dijital materyallerin incelenebilmesi için 5271 sayılı Kanun’un 134. maddesi uyarınca verilmiş usulüne uygun bir kararın var olup olmadığı belirlendikten sonra, anılan dosya kapsamında bulunan dijital materyallere ilişkin 29/09/2014 tarihli Adlî Bilişim Büro Amirliği İnceleme Raporu ile şüpheli tarafından düzenlenen raporun karşılaştırılması, şüphelinin incelediği materyaller hakkında mahkemesince evvelce bir inceleme yapılmamış ise, şüpheli tarafından düzenlenen raporun gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hakkında bilirkişi raporu aldırılması ve nihayet şüphelinin raporunu, hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/18579 soruşturma sayılı dosyasında aynı nedenlerle ayrıca soruşturma yürütüldüğü bildirilen Avukat … Levent’in talebi üzerine düzenlediği gözetilerek dosyalar arasında bağlantı bulunduğundan bahisle, soruşturma dosyalarının birleştirilerek görülmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, itirazın bu yönlerden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.08.2019 gün ve 2019/8182 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.08.2019 gün ve KYB/2019-83932 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki …’ın … Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan dilekçesi ve müştekinin Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde özetle; “Şüpheliyi tanımadığını, müvekkiline ait dava dosyalarına sunulan sahte belgede adı geçtiği için bildiğini, sunulan sahte belge içeriğinde kendisi aleyhine suç unsuru içeren ifadeler taşıdığını, gerçeğe aykırı olarak incelenen e-posta içeriklerinde kendisi ile ilişkisi varmış gibi göstererek yargı makamlarını etki altında bırakılmaya çalışıldığını, 2014 yılında müvekkili olan Akif Manaf hakkında yapılan soruşturma kapsamında arama sonrasında evinde bulunan dijital materyallere el konulduğunu ve yapılan incelemede suç unsuruna rastlanılmadığını, müvekkili hakkında yapılan yargılamada beraat kararı verildiğini, yıllar sonra bu dosya içerisinden alınan dijital materyallerin şüpheli tarafından düzenlenen sahte rapor ile başka davalara sunulduğunu belirterek gerçeğe aykırı rapor düzenleyen şüpheli hakkında şikayetçi olması üzerine … Cumhuriyet Başavcılığınca 15.03.2018 tarihli kararda “şikayet konusu yapılan olay ve fiillerin ceza hukuku kapsamında hukuka aykırılığının görülmediği ve eylemde herhangi bir suçun yasal unsurlarının bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 – (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 – (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 – (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./71. md) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25.05.2005-5353 S.K./26.mad) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.” şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
Soruşturmaya konu olayda, söz konusu raporun şüpheli tarafından gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin iddia edilmesi karşısında, … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/25 E. sayılı dosya aslının getirtilerek, öncelikle sözü edilen dijital materyallerin incelenebilmesi için 5271 sayılı Kanun’un 134. maddesi uyarınca verilmiş usulüne uygun bir kararın var olup olmadığı belirlendikten sonra, anılan dosya kapsamında bulunan dijital materyallere ilişkin 29.09.2014 tarihli Adlî Bilişim Büro Amirliği İnceleme Raporu ile şüpheli tarafından düzenlenen raporun karşılaştırılması, şüphelinin incelediği materyaller hakkında mahkemesince evvelce bir inceleme yapılmamış ise, şüpheli tarafından düzenlenen raporun gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hakkında bilirkişi raporu aldırılması ve şüphelinin şikayete konu raporu … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/18579 soruşturma sayılı dosyasında aynı nedenlerle ayrıca soruşturma yürütüldüğü bildirilen Avukat … Levent’in talebi üzerine düzenlediği gözetilerek dosyalar arasında bağlantı bulunduğundan bahisle, soruşturma dosyalarının birleştirilerek görülmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, itirazın bu yönlerden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, … 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin 10.05.2018 gün, 2018/2330 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine, 20.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.