YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25753
KARAR NO : 2023/10572
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2013 tarihli ve 2012/65555 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2013 tarihli ve 2013/442 Esas, 2013/366 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli yağma suçundan açılan davanın temyiz dışı sanık Y.K. hakkında dolandırıcılık suçundan açılan … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/311 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2013/311 Esas, 2019/170 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin, 26.06.2020 ttarihli ve 2019/2448 Esas, 2020/1396 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. İstinaf mahkemesince duruşmalı inceleme taleplerinin yerine getirilmemesinin hukuka aykırı olduğuna,
2. Mağdur …’in aşamalardaki ifadelerinin çelişkili ve tutarsız olduğuna, temyiz dışı sanık Y.K. ile sanık arasında husumet bulunduğundan temyiz dışı sanık Y.K.’nin ifadesine itibar edilmemesi gerektiğine, olaydan yedi yıl sonra mağdurun sanığı teşhis etmesinin şüpheli olduğuna bu nedenle sanığın mahkumiyetine elverişli, her türlü şüpheden uzak kesin bir delilin bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihi öncesinde temyiz dışı sanık Y.K.’nın, katılan …’in asker arkadaşı olduğu ve elinde dedesinden kalma 218 tane Osmanlı altını bulunduğunu bunları satmak istediğini bildirdiği, katılan …’in de bu durumu diğer mağdur …’la görüşerek birlikte temyiz dışı sanık Y.K.’nin altınları almak amacı ile …’de görüştükleri, temyiz dışı sanığın ise onları … ve kendisini … olarak tanıtan sanık …’a yönlendirdiği, olay tarihinden bir hafta önce katılan ve mağdurun, sanık … ve … isimli şahıslarla buluştukları, sanık …’ın çok sayıda altın gösterdiği, mağdur ve katılan bu altınlardan birini numune alıp kontrol ettirdikleri, piyasada rahatlıkla satılabilen altın olduklarını öğrenmeleri üzerine şahıslar ile pazarlık yapıp 60.000,00 TL’ye satın aldıkları ödemenin 23.000,00 TL peşin kalanı altınları satınca ödemek üzere anlaştıkları, mağdur ve katılanın olay günü olan 10.10.2009 tarihinde … Buca ilçesinde sanık … ve … isimli şahısla buluştukları, 23.000,00 TL parayı bu kişilere verdikleri, bu şahıslarında içinde altın olduğunu söyledikleri bir torbayı mağdur ve katılana verdikleri, mağdur ve katılan torbayı açıp altınları kontrol etmek istediklerinde … isimli şahsın belinden çıkardığı silahı mağdur ve katılana doğrultarak yere yatmalarını söylediği, onlarda korkup yere yattıkları, sanık … ve … adındaki şahsın ise mağdur ve katılandan aldıkları paralar ile birlikte uzaklaştıkları anlaşılmıştır.
2. Katılan ve mağdurda kalan 4 adet altının polise teslim edilmesi üzerine reşat altını görünümündeki madeni cisimlerin sahte olduğu tespit edildiğine ilişkin tanzim edilen Tutanak dosya içerisinde mevcuttur.
3. Temyiz dışı sanık Y.K’nin 19.03.2010 tarihli emniyet ifadesinde özetle; “… isimli şahsın soyadını … olarak bildiğini, bu kişinin kendisine iş bulduğunu söylemesi üzerine yanına gittiğini, adresini bilmediğini, …’ın kazı sonucunda altın bulduğunu, asker arkadaşlarına haber verelim dediğini, bunun üzerine asker arkadaşı olan katılan …’i aradığını, …’in yanında arkadaşıyla …’e geldiğini, sadece tanıştırdığını, tüm olayları …’ın tertiplediğini, sadece aracılık ettiğini, aralarında geçen altın alışverişi hakkında bilgisi olmadığını, olayları …’ın tertiplediğini” belirtmesi üzerine kolluk tarafından temyiz dışı sanığın, … … olarak belirttiği şahsa ilişkin yapılan araştırma sonucunda, sanık …’in de tutanağı imzalaması suretiyle, sanık … olduğuna ilişkin tutanak dosya içerisinde mevcuttur.
4. Temyiz dışı sanık Y.K’nin 20.01.2014 tarihli duruşmada, “Bana göstermiş olduğunuz …’e ait olduğu belirtilen fotoğrafdaki kişi beyanımda geçen …’dir,” şeklinde beyanda bulunarak sanığı fotoğrafından teşhis ettiği görülmüştür.
5. Katılan …’ın “Sanık …’i beyanında geçen … isimli şahıs olarak teşhis ettiğine” ilişkin Fotoğraf Teşhis Tutanağı dosyada mevcuttur.
6. Katılan …’ın “Katılan …, kendilerine altınları getiren ve parayı alan kişi olarak bildikleri … adlı kişinin sanık … olduğunu, bu hususta emin olduğunu“ belirttiğine ilişkin mahkemenin 17.05.2016 tarihli celsesinde yüzleştirme işlemine ait Duruşma Tutanağı dosyada bulunmaktadır.
7. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. İstinaf Mahkemesince Duruşmalı İnceleme Taleplerinin Yerine Getirilmemesinin Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca Bölge adliye mahkemesi dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş delilleri inceledikten sonra olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi halinde duruşma açmanın zorunlu olmadığı anlaşıldığından hükümde bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Delillerin Hatalı Değerlendirildiği ve Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılan ve mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanı, bu beyanlar ile uyumlu katılan …’in sanığı kesin net olarak teşhis ettiğine ilişkin fotoğraf teşhis tutanağı ve yüzleştirme işlemine ait duruşma tutanağı, temyiz dışı sanığın soruşturma aşamalarında, görevsiz mahkemede ve 20.01.2014 tarihli celsesinde mahkememizce kabul edilen oluşla örtüşür mahiyetteki sanık … ile ilgili beyanları karşısında, katılan …’in sanığı teşhisine ve temyiz dışı sanık Y.K.’nin ilk beyanlarına önceliklik tanınarak sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2010 tarihli ve 2010/183 Esas, 2010/194 Karar sayılı sayılı ilamındaki mahkûmiyetin 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımı yapılan dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’ un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip haklarında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK’nın 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2019/2448 Esas, 2020/1396 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda gerekçe bölümünün C paragrafında açıklanan eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.