YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/507
KARAR NO : 2023/2149
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında kesin olmak üzere karar verildiği belirtilmiş olsa da bu hususun inceleme yapılmasına engel oluşturmayacağı, temyiz kanun yolunun açık olduğu anlaşıldığından temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, 8983 ada 10 parselin üzerinde bulunan gecekondunun davacıların murisi … … ve … …’in zilyetliği ve tasarrufu altında iken onların ölümü ile davacılara intikal ettiğini, muris …’in zilyetlik hakkı devir senedi ile zilyetlik haklarını eşi … …’e devrettiğini ve … … adına 14.03.1985 tarihli tapu tahsis belgesi düzenlendiğini, dava konusu yerde ıslah imar planlarının yapıldığını, sonuç itibariyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi uyarınca kazanma şartlarının oluştuğunu, tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacılar adına tapuda hisseleri oranında kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, imar uygulaması sonucu taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, TMK’nın 713 üncü maddedeki şartların oluşmadığını, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacılar murisi … … adına tapu tahsis belgesi düzenlenmiş ise de; başvuru tarihi itibariyle eşi adına kayıtlı belediye mücavir alan sınırları içinde başka bir bağımsız bölüm olması nedeniyle idarece bu tapu tahsis belgesinin iptaline karar verildiği, davacılar tarafından iptal işleminin kaldırılması için İdare Mahkemesine açılan davanın da reddedildiği ve kararın onanarak kesinleştiği belgenin hukuken geçerliliğini koruyamadığı gerekçesiyle davanın reddine” karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; davacıların tapu tahsis belgesinin iptal edildiğinden haberdar olmadıklarını, tapu tahsis belgesinin Kağıthane ilçesi sınırlarında bulunan taşınmaz için verildiğini ancak …’nin eşine ait … Beşiktaş ilçesi sınırlarında olduğundan, davanın kabulü gerektiğini dile getirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm kısmında kesin olarak karar verildiği belirtilse de hükmün temyizi kabil olduğunu, davacıların tapu tahsis belgesinin iptal edildiğinden haberdar olmadıklarını, tapu tahsis belgesinin Kağıthane ilçesi sınırlarında bulunan taşınmaz için verildiğini ancak …’nin eşine ait … Beşiktaş ilçesi sınırlarında olduğunu ve davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup uyuşmazlık, hukuki yönden geçerliliğini korumayan tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescile karar verilip verilemeyeceği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı Kararında da belirtildiği gibi tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için öncelikli koşul hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunmasıdır.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.