Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/706 E. 2023/1704 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/706
KARAR NO : 2023/1704
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki miras taksim sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, ilk olarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2016/16014 Esas, 2020/4908 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, açılan davanın 6100 sayılı HMK’nın 119/1-b delaletiyle HMK md.119/2 uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; bir kısım davalıların murisi olan …’ın 25.12.2013 tarihinde vefat ettiğini, murise ait veraset ilamına göre mirasçıları arasında davalılardan murisin ikinci eşi olan …’in bulunmadığını, davalıların kendi aralarında 19.02.2014 tarihli düzenleme şeklindeki miras taksim sözleşmesi yaptıklarını ve …’e herhangi bir taşınmazın verilmediğini, bu kişinin Suriye uyruklu olması sebebiyle 1062 sayılı Kanun ile müvekkilinin bu kişiye intikal edecek olan mallara el koyması gerektiğini, miras taksim sözleşmesinin müvekkilinin el koyma durumunun önlenmesi için yapıldığını ve bu nedenle muvazaanın bulunduğunu belirterek sözleşmesinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılardan …, cevap dilekçesinde; yapılan işlemin hukuki olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve 2014/377 Esas, 2016/369 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, Isparta 4. Noterliğinin 19.02.2014 tarih ve 1506 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki miras taksim sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılardan … ve … temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2016/16014 Esas, 2020/4908 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2021/631 Esas, 2022/281 Karar sayılı kararı ile açılan davanın 6100 sayılı HMK’nın 119/1-b delaletiyle HMK md.119/2 uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Taraf teşkilinin sağlanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğini,

2. Yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 19 uncu maddesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 28 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı iptal davasında davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir.

3. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamından sonra, ilamın tebliğ edilmesi için davalılardan … adına çıkartılan tebligatın iade edildiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ara kararı ile davalı …’in tebliğe yarar açık adres bilgilerini bildirmek üzere davacı tarafa 1 aylık kesin süre verildiği, ara kararın davacı tarafa tebliğ edildiği, ancak verilen bu süre içinde davacı tarafın davalı …’in tebliğe yarar açık adresini bildirmediği anlaşılmıştır.

4. Yalvaç İlçe Nüfus Müdürlüğünün 20.05.2022 tarihli yazısında, …’in Suriye uyruklu olduğu ve adres kaydının bulunmadığı; İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 24.03.2022 tarihli yazısında ise bu kişinin herhangi bir adres kaydına rastlanmadığı belirtilmiştir.

5. İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli duruşma ara kararı ile davacı tarafa, davalı …’ın açık adresini bildirmesi için 6100 sayılı HMK’nın 119/2 maddesi uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmiş ve bu kesin süre içerisinde eksikliklerin tamamlanmadığı takdirde davanın açılmamış sayılacağı da ihtar edilmiştir.

6. İlk Derece Mahkemesince verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın, adı geçen davalıya ait adresin varlığı ile ilgili bir beyanda bulunmadığı görülmüşse de dosya içerisindeki bilgilere göre, Suriye uyruklu olduğu sabit olan …’in adresinin bilinmesi veya bildirilmesinin, davaya konu 19.02.2014 tarihli düzenleme şeklindeki miras sözleşmesinin taraflarından olmayan davacı Hazineden beklemesi doğru görülmemiştir. Yukarıdaki bilgilere göre yapılan tüm araştırmalara rağmen …’in yurt içindeki adresi tespit edilemediğinden ilanen tebligat yoluna başvurulması gerekmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 28 inci maddesi, “(f.1) Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. (f.2) Yukarıki maddeler mucibince tebligat yapılamıyan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamıyan kimsenin adresi meçhul sayılır.(f.3) Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tesbit edilir. Bununla beraber tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmî veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir. (f.4) Yabancı memleketlerde oturanlara ilanen tebligat yapılmasını icabettiren ahvalde tebliği çıkaran merci, tebliğ olunacak evrak ile ilan suretlerini yabancı memlekette bulunan kimsenin malüm adresine ayrıca iadeli taahhütlü mektupla gönderir ve posta makbuzunu dosyasına koyar.
” şeklinde düzenlenmiştir. Açıklanan nedenlere göre; İlk Derece Mahkemesince Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin ilamı ile verilen yeni duruşma günü tebligatlarının ilanen yapılmaksızın salt belirtilen gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına yönelik verilen kararın doğru olmadığı anlaşılmıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.