YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/239
KARAR NO : 2023/1846
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen yaylaya elatmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile asli müdahil … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; doğusu … Tepe, batısı İt Mezarı, güneyi …. olan yaylanın kısmen …Köyü’ne ait olduğunu, … Köy’lerinin müştereken kullanımında olmasına rağmen davalıların mülkiyet iddiasında bulunarak bu yeri şahıslara kiraya vermek sureti ile tasarruf ettiklerini ileri sürerek yaylaya vaki elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin yayla olduğunu ve herhangi bir tecavüzlerinin bulunmadığını, bu bölgede dedeleri Ağa bini Mustafa ağa adına 9 Rebulevvel 81 tarih 40 No.lu tapu kaydının olduğunu, taşınmazı çayır olarak kiraya vermek suretiyle kullandıklarını, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2022 tarih ve 2019/12 Esas, 2022/50 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2015 tarihli ve 2001/83 Esas, 2015/1179 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 19.09.2018 tarih ve 2016/603 Esas, 2018/5770 Karar sayılı ilamında;
a. Davalıların dayandığı 9 Rebulevvel 81 tarih ve 40 No.lu tapu kaydı merciinden getirtilmeli, geçerli olup olmadığı araştırılmalı ve tapu maliki ile davalıların irs bağlantısı sağlanmalıdır.
b. Davalıların dayandığı Varto Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/161E., 1982/177K. ve 1982 /132 E, 1985/5 K. sayılı dosyaları da getirtilerek mahallinde yöreyi bilen davacı köy dışında yaşlı bilirkişiler eşliğinde keşif yapılmalı, kayıtlar uygulanmalıdır. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile asli müdahil … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; asli müdahil Güzeldere Köyü Tüzel Kişiliğinin dava konusu alanda hak sahibi olmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
2. Asli müdahil … vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda davacı ile asli müdahil Yeşildal Köyü Tüzel Kişiliğinin kullanımının olmadığını, taşınmazda hak sahibi olmadıklarını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mahkeme hükmünün eksik incelemeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı HMK’nın “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294 üncü maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.
2. Aynı yasanın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297 nci maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
3. “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
4. 2709 sayılı Anayasa’nın 141 inci maddesi hükmü uyarınca, duruşmaların aleniyeti kuralı gereği, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı ve çelişik olmaması gerekir. Bu nedenle mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı Kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiştir.
3. Değerlendirme
Somut olayda mahkemece 03.02.2022 tarihinde tefhim edilen kısa kararın C-3 numaralı bendinde, fen bilirkişisi Cemal Aktaş tarafından dosyaya sunulu 13.01.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda “A” harfi ile gösterilen tescil dışı 240060 m2 alanın Küçüktepe ve Yeşildal Köy Tüzel Kişiliklerinin mera vasfı ile ortak kullanımında olduğunun tespitine karar verilmiş olduğu halde gerekçeli kararda fen bilirkişisi Cemal Aktaş tarafından dosyaya sunulu 13/01/2015 havale tarihli bilirkişi raporunda “A” harfi ile gösterilen tescil dışı 240060 m2 alanın Asli Müdahil …’nin mera vasfıyla (duruşma zaptında sehven Küçüktepe ve Yeşildal Köy Tüzel Kişiliklerinin mera vasfı ile ortak yazılmıştır.) kullanımında olduğunun tespitine hükmedilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile asli müdahil … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
30.03.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.